Barışın Maliyeti

Her yıl 21 Eylül tarihi Birleşmiş Milletler “Dünya Barış günü” olarak uluslararası birçok etkinlik ile kutlanıyor. Biz de bugüne özel olarak bizim medyada da bu aralar bol bol duyduğumuz çözüm, anlaşma ve barış kelimeleri eşliğinde adada barışın çok konuşulmayan yönü olan maliyetine bir bakalım dedik. Maliyetine bakıyoruz deyip barış aleyhtarı gibi görünmek istemiyorum. Ben de 9 yıl üst üste KKTC şampiyonu olmuş satranç takımım ile uluslararası hiçbir yarışmaya gidememenin üzüntüsü yanında Türkiye şampiyonasında mücadele edip 1. Lige çıkma hakkı kazanmamıza rağmen mevzuat(!) gereği bizi üst lige almadıklarından mağduriyeti bir de orada yaşamış biriyim. Bu sadece kültürel sosyal yanı. Ekonomik mağduriyetler de ayrı bir yazı konusu olur.

Bu maliyet kısmını biraz araştıralım deyince aslında çok az sayıda araştırmanın olduğunu ve mevcut rakamlar arasında ciddi farklılıklar olduğunu gördüm. Konuşulan emlak tazminatları aralığı 8 milyar ve 25 milyar Euro (Annan planı zamanında) iken Kıbrıs Planlama dairesi aynı rakamdan söz ediyor ve Kapalı Maraş bölgesinin sadece temizlenmesi, altyapısı için 6-7 Milyar Euro, Kıbrıslı Rum ve Türklerin yer değişim masrafları için 3.6 Milyar Euro  ve tazminatlar için 8.5 Milyar Euro, Kuzey Kıbrıs’taki yerleşim yerlerinin geliştirilmesi için 400 Milyon Euro’ya ihtiyaç gerektiğini bildirdi.  Burada yazılan tazminat rakamları için ilginç olan bir örnek ise Almanya’nın birleşmesinde tazminat hesaplamalarının %66’sının emlak fiyatlarının piyasa fiyatının yarısı olarak hesaplanması. Prensip ise savaşın maliyetinin iki alman topluluğu tarafından birden paylaşılmasıdır. Biz de de aynı konu masada olabilir gibi geliyor bana.

Bu maliyetlerin nereden karşılanacağı ise tam bir yağmur duası gibi. Kaynaklar bunların Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer taraf ülkeler tarafından sağlanmasını umduklarını belirtiyor. Beni düşündüren ise iyi şans durumunda böyle gerçekleşmesi ama orta düzey mantıkta yarı hibe yarı borçlanmanın daha makul bir yol olarak önerilebileceğidir. Bu durumda ise 4 milyar ile 12-13 Milyar Euro borçlanmaya gidilebileceğini düşünüyorum. Diğer taraftan ise şu anki devletlerin borç durumuna bakar isek 2014 sonunda Rum tarafının yaklaşık 19 milyar Euro, kuzeyin ise 13.164 Milyar TL (4.6 milyar Euro) borcu bulunuyor.  Toplam borç 23.6 Milyar Euro.

KKTC, Güney KIBRIS ve ortak devlet borçlar
KKTC, Güney KIBRIS ve ortak devlet borçlar

Ayrı devletçikler ve ortak merkezi devlet halinde bu borçlar ayrı ayrı sorumluluklar oluyor. Bu sefer de merkezi hükumetin giderleri için her devletçiğin maddi yükümlülüğü var. Yani hem iç yönetimin hem de merkezi devletin yükünü taşıyacak her iki tarafta. Eğer başa çıkamayacak mali durumda isek yine Türkiye’den yardım beklemek ayıptan öte olur. Şu anki mevcut durumumuz için uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Yatırım yapacak veya borç ödeyecek bütçe fazlamız yok. Hatta TC yardım heyetinin raporunda da yazdığı gibi KKTC’nin borcunun faizini bile hala ödemediğini mevcut borç stokunun yıllık(!) faizinin bile GSYH’mizin en az %3’ü kadar  olduğu konusunda hatırlatması var. Yani yeni ülkedeki bütçemizin idaresi için hiçbir hazırlığımız yok. Üstüne en büyük gelirlerimizden olan gümrük gelirlerinin de AB gümrük birlliğinden dolayı azalacağını da hatırlatmak gerek. Karamsar tablo devlet için. Bireysel olarak bu birleşmeden çok karlı çıkacak olanlar da var. Prio’nun raporuna göre en çok inşaat-emlak, buna bağlı olarak borçlanmalardan dolayı Bankacılık ve ambargo altındaki limanların açılması ile uçak ve gemi seferlerinin getireceği yeni turistler ile otelcilik ve ona bağlı yan turizm sektörü gelişecek diyor. Yani sermayesi ve toprağı bol olan ve verilen krediler karşılığı iş koparacağı kesin olan yabancı kreditörler anlaşma halinde çok karlı çıkacaktır. Kuzeydeki  basit maaşlılar için bence görünen iki şey var. Bir: Euro’ya geçiş nedeni ile TL riskinden kurtulmak, iki: yeni vergiler ile bu işten bugüne kadar (KKTC’nin kuruluşu ve yeni devletçik) karlı çıkanların devlete maliyetini yavaş yavaş ve belki de acılı bir şekilde her zaman ki gibi ödemek…

Bir cevap yazın