Asgari ücret 2,000 TL!

Öncelikle sadece başlığa bakıp “asgari ücret 2,000 TL olmuş” zannetmeyelim. Eğer olursa ne olabilir,

olması mümkün mü? diye bir bakalım dedik. Asgari ücret tespit komisyonu çalışan temsilcisi

sendikalar, devlet ve işveren sendikalarından oluşur ve tespitte çoğunluk kararı neticesinde

değiştirilir. Son asgari ücret olan 1730 TL tespitinde çalışan temsilcilerinin 50 TL (Önceki asgari ücret

1670 TL idi)artışa itiraz etmesine rağmen devlet ve işveren temsilcilerinin bu rakamda anlaşması

neticesinde belirlenmişti. Böylece Ocak 2010’dan günümüze yaklaşık % 45.37 artış gerçekleşmiş oldu.

Aynı dönem içinde hayat pahalılığı artışı %48, İngiliz sterlini 2.4151’den 4.4710’a yani %85 artmıştı.

Sterlin’in ne önemi var diyebilirsiniz asgari ücrette? Aslında kamu maaş artışları farkında olmasak bile

otomatiğe başlanmış gibidir. Hayat pahalılığı verilmese bile “Barem içi artış” çalışana, belli bir barem

seviyesine ulaşana kadar her senesi doldurdukça verilir. Ama asgari ücret ile çalışanın böyle bir artışı

yok. Yani tamamen işverenin insafına ve asgari ücretteki artışa bağımlıdır. Bunun dışında asgari

ücretlinin özel durumu ise ev kirası gideridir. Asgari ücretli birinin ev sahibi olma lüksü ihtimalinin

azlığı nedeni ile asgari ücretlinin belki de en büyük gideri ev kirasıdır.

Ülkemizde ne yazık ki ev kiraları ve fiyatları hala bundan yarım asırdan öncede kalan İngiliz

yönetiminin etkisinden olsa gerek İngiliz sterlini iledir. Sanırım sterlin kurunun önemini az çok

anlatabilmişimdir. Sterlinin kiradan sonra en fazla etkilediği yerler araç ve ithal ürünlerdir. Asgari

ücretlinin düzenli araç değiştirme lüksü olmadığından diğer en büyük tüketim kalemi ithal ürünler

(gıda, temizlik malzemeleri) olacaktır. Yerli üretim ürünlerin çeşit azlığı ve bazen ikamesi olan yabancı

üründen bile pahalı fiyata olması ise yerli ürünlerin rekabetçi fiyatlarla piyasada yer almamasına ve

dolayısı ile bizi ithal bağımlısı bir ülke haline getirmiştir. Market alışverişleri bunun neticesinde her

döviz artışı ile yükselmekte. Bazen tek bir alışverişte maaşının 3’te birini market kasalarına

bırakmaları bile gerekiyor. Halbuki o parayı kazanmak için sabah 8, akşam çoğunlukla 6-7’lere kadar

çalışması ve yasalara göre hafta sonu çalışması halinde ekstra ödenmesi gerekirken bile hafta sonu

dâhil herhangi bir fazladan ücret almadan çalışarak geçirmektedirler.

Şimdi esas konumuz olan artışa döner isek, ABD’de şu an saatlik minimum ücretin artırılması

tartışmaları devam ediyor. İş adamları ekonomiye zarar verir iddiaları ile aynı bizdeki gibi karşı

çıkmaktalar. Bilimsel temeli var mı iddialarının diye baktığımızda konu hakkında yazan yabancı köşe

yazarları ve araştırmacılar aksini iddia ediyorlar ki bende aynı fikirdeyim. Eğer asgari ücret 2,000 TL

diye açıklansa bu senenin sonunda diyorum ki ekonomi canlanacak. Birinci ispatım asgari ücretli

yaklaşık 200-250 TL’lik (Brüt değil net eline geçenden bahsediyoruz) bu artış ile daha önce almadığı

veya alamadığı ihtiyaç veya lüks gördüğü bir ürünü alabilecek gücü olacak. İkincisi sadece asgari ücret

artışı asgari ücretliye değil kamuda çalışanlarında da maaşlarının vergi dilimlerinin lehlerinde

değişmesi nedeni artış olarak yansır. İş dünyasının iddiası batarız ile ilgili benim düşüncem iki ayaktan

oluşuyor. Birincisi eğer yanında çalışana 300 TL artış yapınca kapanacak işyeri varsa zaten batmaya

doğru giden bir işyeridir. Olayın üstelik kendi lehine kısmını da görmezlikten gelmektedir. Birincisi

maliyetleri arttığı için ve vergiden muaf kısmı asgari ücrete bağlı olan vergilerin azalması ile daha az

vergi ödeyecektir. İkincisi sattığı mallara eskiden asgari ücretliden gelen talep az iken artık asgari

ücretlinin kendini daha rahat hissetmesi ile belki de satışları artacak hatta yanında çalışanlar

işyerinden alışverişi artıracak. Küçükler yerine büyük işadamları kazacaktır belki de ama en büyük

itiraz grubu onlar.

Bir cevap yazın