Göçmenler ve Ekonomi

Bugün yakın zamanlarda tanıştığım dünya tatlısı, saf ve çalışkan birini anlatmak ve ülkemizde çok uzun zamandır tartışma konusu olan göçmenler sorununun ekonomiye etkisini biraz konuşalım istedim. tanıtmak istediğim kişi gündelikçi olarak çalışan, Adanalı, yaşı 50 civarı bir bayan. Kendisi 20 küsur senedir bu ülkede. Dört evladı bu ülkede doğmuş. İki kızı Türkiye’ye evlenmiş. Oğullarından biri Güneydoğu’da asker, diğeri anne ve babasının binbir zorluklarla biriktirdiği paralar ile burada özel bir üniversiteden gemi güverte bölümünden yeni mezun oluyor. Bu kadın ve kocası yıllardır bu ülkede en düşük maaşlar ile sabahın 5’inden gecelere kadar çalışmışlar. Kadın her sabah genellikle yürüyerek en az 5-6 km yol kat edip bizim insanlarımızın evlerini temizliyor, bakımını yapıyor. Kocası ise şehir dışında özel bir işletmenin fabrikasında çalışıyor. İşe giderken de ailenin tek arabası ile diğer işçileri de topluyormuş. Yaşadıkları ev ise surlar içinde yıkılmaya yüz tutmuş bir binanın en üst katı. Ev sahipleri ise topladığı kira (180 STG’ye yakın) az gelmiş olacak ki tam başlarının üstüne 2 tane baz istasyon diktirmiş oradan da kira topluyor. Şikayet etsenize dedim ama “bizi kim dinler oğlum, biz vatadaş değiliz, tanıdığımız da yokki…” gibi çaresizliklerini dile getirdi. Bu hafta başka tanıştığım aile ise yine 20 yıldır bu ülkede yaşıyorlarmış. Bir oğulları geçen sene trafik kazasında sakat kalmış. Karşı taraf alkollü ve KKTC vatandaşıymış. Haklarını aramak mağduriyetlerinin giderilmesini istemek için polise şikayet etmişler. Polisten birileri “eğer ısrar ederseniz sizi ülkeden atarlar” demiş. Bu yüzden vazgeçmişler. Çünkü geri dönerlerse ne evleri ne de işleri olacak. Hayata bu yaştan sonra tanımadıkları bir ortamda sıfırdan başlamaları gerekecekti.  Bu insanların çalıştıkları işlere bakınca gündelikçi, aşçı, makinist, şöför, inşaat işçisi, dağıtımcı gibi Kıbrıslı Türkler arasında pek yaygın olmayan meslekler. Ülkemizdeki yaygın kanı ise bu göçmen nüfusun sayısının 300-400 bin kişilere ulaştığı (800,000 nüfustan bahseden insanlar var ülkemizde) ülkedeki çoğu işleri kaptıklarını, yerli nüfusu ekonominin dışına ittiği ve göçe zorladığı, suç kaynağı olduklarını, hastanelerin ve sosyal yardımların onlar tarafından kullanıldığı ve ülke kaynaklarını tükettikleri gibi şeylerdir.

Öncelikle nüfus ile ilgili olarak söyleyebileceğim şey bu bahsedilen rakamların tamamen sezgisel olduğu (heuristic) ve herhangi bir ispatının olmadığıdır. Bu rakamları ispatlamak için kullanılabilecek şeyler kişi başı su, elektrik, ekmek, süt tüketimi gibi rakamlar olabilir. Buralarda görülebilecek absürdlükler ispat olabilirdi. Yada 2011 nüfus sayımında herkesin eve kapatıldığı ve tek tek evlerin sayıldığı sayım zamanı bu kaçaklar (ki bahsedilen rakamlar Lefkoşa nüfusunun 3-4 katı) nereye saklandığını anlatacak herhangi bir gerçek olabilirdi. Dağlara kaçmışlar, yok evin içine saklanmışlar, kapıları açmamışlar gibi varsayımlar ile 100,000’lerce kişinin saklanabileceği yerlermiş gibi sunuldu.

Ekonomiye etkilerine gelince benim gözlemim ve başka ülkelerde de aynı konudaki çalışmaların desteklediği gibi fazla nüfusun ekonomiyi büyüttüğü, her ülkenin nüfus kontrolleri ile asgari ücret, hizmet gibi kalemlerin fiyatlarını değiştirebildiğidir. Almanya yıllarca göçmen kabul etti şimdi de kabul ediyor. Türkiye’de “çok çocuklu aile olun” diye teşvik veriyor şu anki hükümet. Niçin? Ucuz işgücü böyle sağlanır. Hindistanda bir şöförün kazancı ile İsveç’teki şöförün maaşı arasında 50 kat fark olmasını başka nasıl açıklarsınız? yaptıkları iş aynı. Hatta Hindistan’daki daha zor şartlar altında çalışıyor. İngiltere de uzun süre göçmen aldı. Yarın der ise “biz AB’den çıkıyoruz ve İrlanda ile tam birleşmeye geçeceğiz. Lütfen ülkede ingiliz olmayan Kıbrıslı Türkler ülkesine dönsün” bir isyan çıkmaz mı buralarda ve orada yaşayan Türkler arasında? “Irkçı, faşist İngiliz” demeyecekmiyiz buralarda? Yıllardır ucuza emeğini kullandığın, biriktirdikleri paraları mal,mülk satarak aldığın insanları sırf milliyetini beğenmediğin için sözde “solculuk” adı ile yollatmak düpedüz aşırı sağcı değil mi? Hepsini potansiyel suçlu gösteren, ülkeye gelirler iken kredi için sesini çıkarmayan ve ekonominin azalan nüfüs ile nasıl büyüyeceğini anlatmayan bir kesim var bu topraklarda.

Bir cevap yazın