KIBTEK acil kamulaştırılsın!

Geçtiğimiz hafta KIBTEK web sitesinde ilk defa olarak son 5 yıla ait mali tablolar yayınlandı. İlginç bir şekilde eskileri yayınlamamışlar ama ben yine de elimdeki kaynaklarla biraz bilgi vereyim. Nereden başlasam bilemiyorum ama şöyle başlayalım. Yayınlanan 2014 raporunda mali denetleme şirketinin en üstte olan bir notu çok önemli. Diyor ki Madde 2 “Güney KIBRIS’tan sağlanan ve bir kısım tüketiciye fatura edilen muhtemel elektrik borcu için herhangi bir provizyon bulunmamaktadır.” Ben size özetleyim: Rum tarafından alınan elektriği kendi halkına sattı ama rum tarafına ödemesini yapmadı ve bunun için herhangi bir parada ayırmadı. Miktarı söyleyeyim isterseniz. Rum tarafının talep ettiği miktar 2,03 Milyar Euro! ( 6 Milyar küsur TL). Bu para kayıp! Geçiyoruz diğer bir maddeye. Madde 4:  “Fiziki stoklar ile stok kayıtları mutabakatı yapılamamıştır ve bu yüzden Yönetim kurulunun beyanını ve eldeki stok kayıtları esas kabul edilmiştir.” Öncelikle mevcut stoklarını saymadan görmeden beyan ile onay veren bir mali kuruluş var tebrik etmek lazım. Kurumun neyi var neyi yok belli değil kısaca. Kayıtlarda görünen ama belki de içerden çalınmış Allah bilir neler var. Çalma olmaz demeyin.

Bakın direkt olmasa da bir örnek verelim. Sayıştay raporu ile ortaya çıkan 1998-2002 arası 7 KIBTEK personeli bugünün parası ile 18,500,000 TL (1998-2002 arası 2 Milyon TL) çalmışlar. Sayıştay demişken ilginç bir bilgi daha verelim. Sayıştay başkanı Sn. Osman Korahan diyor ki 2010-2014 arası KIBTEK Sayıştay tarafından tam 8 kez denetlenmiş iken, eski sayıştay başkanı, şimdiki KIBTEK yönetim kurulu başkanı tarafından kendi zamanında sadece 1 kez denetlenmiş. En klasik yol ihalesiz alımlar herhalde kurumun içini boşaltmada.  2006 yılında yapılan 5 trafo merkezinde ihalesiz alım ile devlet 2.5 milyon Euro zarar etmişken, bu sefer 2014 yılında yine ihalesiz 13,2 Milyon Dolarlık jeneratör alıyorlar. Yolsuzluk sayısı herhalde KKTC’de en yüksek olan kurum. Geçenlerde Akıllı Sayaç ihalesinde özel firmalardan birine özel 7 sayfalık “İhaleyi nasıl kazanabilir?” diye rapor yazan KIBTEK personeli de en son örneği olmuştu. Sayın M.A.Talat’ta yeni röportajlarından birinde “KIBTEK’te o kadar çok yolsuzluklar var ki biliyorum” demişti.

Peki personel ihtiyaçlı mı? Sanırım kesinlikle hayır diyebiliriz. Nasıl mı? Personele öyle güzel ayrıcalıklar verilmiş ki dünyada tek diyebiliriz. Normal barem maaşları dışında (kamu baremi tabi ki) tam 26 adet ekstra ödenekleri var. Bunların hepsini yazamayacağım ama ilginç olan bazıları şöyle: Herkese maaşının %18’i kadar ek ödenek, 1000 KwH saatlik elektrik ücreti kadar ödenek (715 TL/Ay), Aile yardımı (500 TL/ay), Kıyafet yardımı (2013 yılı toplam: 200,000 TL), Ayda 5 günden az hasta raporu getiren personele teşvik (519 TL/ay) Veznedar ve tahsildarlara (455 TL/ay), sayaç okuyana (85,93 TL/aylık), iş riski ödeneği 1. Grup (tehlikede olduğuna inanılan) 11,65 TL/günlük, ikinci grup risksiz işler için 5,81 TL/günlük …

Geçen hafta yazdığımız gibi KIBTEK personelinin maaş artı 26 çeşit ek ödeneği bulunmaktadır. Peki bunu öğrenen veya bilen özel sektör çalışanları dışında kamu personeli de kurumda işe girmek istemez mi? 1998 yılından itibaren KIBTEK personel sayısı değişimlerine bakalım dedik. Parti ismi vermeyeceğim ama tahmin size ait. X partinin ilk iktidar döneminde personel sayısı 46 azalmış. Y partisi iktidar olunca 107 kişi artmış. Tekrar X partisi iktidar olunca 101 azalmış. O gidince yerine yine Y partisi gelmiş personel sayısı yine 90 kişi artmış. Yani biri kurumun personel sayısı olarak azalmasına ses çıkarmamış diğeri ise içerisini doldurmuş. Peki ihtiyaç var mı personele? Teknik bir kurumda tabiki teknik personel sayısı çok olmalı diyorsanız haklısınız. KIBTEK teknik personel sayısı EL-SEN başkanının geçen seneki açıklamasından öğreniyoruz ki 100’e yakınmış. Yani 670 personelin ancak 100’ü teknik personel. Rum tarafında ise 2167 personelden teknik personel sayısı 1559(2013 yılı sonu). Yani bizde personelin %14’ü Teknik iken rum tarafında %72’si. Niye önlem alınmıyor? OCAK 2012 tarihinde belki hatırlarsanız ülk,e TEL-SEN ve EL-SEN’in özelleştirme karşıtı eylemleri ile çalkalanmıştı. Başbakan Küçük Eylemleri halka daha fazla zarar vermesin diyerek 60 gün süre ile yasaklamış ama El-SEN uymamıştı. Birçok vatandaşın beyaz eşyası, yiyecekleri çöpe gitmiş, kışta soğuk içinde, karanlıkta oturmak zorunda kalmıştı. En son başbakan el mecbur bir şekilde kurumun “özerkleşmesi” çalışmalarına başlanılacağının müjdesini KIBTEK çalışanlarına vermişti. EL-SEN başkanı Tuluy Kalyoncu’da (şimdiki KIBTEK basın sözcüsü) tasarruf için personel alınmasını böylece 5 milyon TL’den fazla olan ek mesailerin önüne geçilip kurumun mali yükünün azaltılacağını demişti (24.01.2012 TAK).

O zamanki personel sayısı 600, personel gideri 88 milyon TL (2011 sonu) iken 2014 yılında yine aynı sorundan müzdarip olduğunu belirten kurumda münhalsiz istihdamlarla bu sefer personel sayısı 670 olmuş, personel gideri 94 milyon TL’ye çıkmış. Teknik personel sayısı yine neredeyse aynı kalmış. Yani maliyeti özetleycek olursak TC yardım heyetininin “2014 KKTC Ekonomi Durum raporu”ndaki rakam ile KIBTEK çalışanı bir personelin aylık personel maaş gideri 12,635 TL! . Bu rakam uçuk kaçık bir rakam. Çalışanlarının %68’i memur, %27’si ise işçi olan teknik(!) bir kurumda demek ki memur cenneti yaratılmış. Bunun etkisi ne mi olur? Bu haftasonuda heryerde neredeyse elektrik kesintisi vardı. KIBTEK çalışanlarının açıklaması ise teknik elemanlar arızalara yetişemiyormuş. Haklılar yetişememekte.  Sayıları 2011’de de aynıydı şimdi de. Memur çalışanları ise sürekli sayısı artmakta. KIBTEK memuru ile muhatap olduğumuz yerler vezne ve 188 elektrik arıza. İkisi ile de ilgili yorum yapmama gerek yok sanırım.

Geçen hafta yine EL-SEN ile KIBTEK YK başkanı arasına kara kedi girmiş olacak ki Yönetim kurulu bazı personelin yerini değişmek istedi. El-Sen buna karşı çıkarak hemen eyleme geçeceklerini ve süresiz greve gidebileceklerini belirtti. KIBTEK Yönetim kurulu başkanı ise kendisinin şimdiye kadar sadakatle ve samimilik ile sendikayla beraber çalıştığını, beraber özerkleştirme ve KIBTEK çalışanların ekmek kavgası (??) için mücadele ettiklerini ve yardım istediğini belirtmişti. EL-SEN mahkeme yoluna gitmek yerine niye eylemi seçmiş anlamak zor iken KIBTEK YK başkanının ise sözlerinin çok manidar olduğu kesin.

Geçen hafta yazdığımız gibi KIBTEK personelinin maaş artı 26 çeşit ek ödeneği bulunmaktadır. Peki bunu öğrenen veya bilen özel sektör çalışanları dışında kamu personeli de kurumda işe girmek istemez mi? 1998 yılından itibaren KIBTEK personel sayısı değişimlerine bakalım dedik. Parti ismi vermeyeceğim ama tahmin size ait. X partinin ilk iktidar döneminde personel sayısı 46 azalmış. Y partisi iktidar olunca 107 kişi artmış. Tekrar X partisi iktidar olunca 101 azalmış. O gidince yerine yine Y partisi gelmiş personel sayısı yine 90 kişi artmış. Yani biri kurumun personel sayısı olarak azalmasına ses çıkarmamış diğeri ise içerisini doldurmuş. Peki ihtiyaç var mı personele? Teknik bir kurumda tabiki teknik personel sayısı çok olmalı diyorsanız haklısınız. KIBTEK teknik personel sayısı EL-SEN başkanının geçen seneki açıklamasından öğreniyoruz ki 100’e yakınmış. Yani 670 personelin ancak 100’ü teknik personel. Rum tarafında ise 2167 personelden teknik personel sayısı 1559 kişi(2013 yılı sonu). Yani bizde personelin %14’ü teknik iken rum tarafında %72’si. Niye önlem alınmıyor? OCAK 2012 tarihinde belki hatırlarsanız ülke, TEL-SEN ve EL-SEN’in özelleştirme karşıtı eylemleri ile çalkalanmıştı. Başbakan Küçük, eylemleri “halka daha fazla zarar vermesin” gerekçesiyle 60 gün süre ile yasaklamış ama El-SEN uymamıştı. Birçok vatandaşın beyaz eşyası, yiyecekleri çöpe gitmiş, kışta soğuk içinde, karanlıkta oturmak zorunda kalmıştı. En son başbakan birazda el mecbur bir şekilde kurumun “özerkleşmesi” çalışmalarına başlanılacağının müjdesini KIBTEK çalışanlarına vermişti. EL-SEN başkanı Tuluy Kalyoncu’da (şimdiki KIBTEK basın sözcüsü) tasarruf için personel alınmasını böylece 5 milyon TL’den fazla olan ek mesailerin önüne geçilip kurumun mali yükünün azaltılacağını demişti (24.01.2012 TAK).

O zamanki personel sayısı 600, personel gideri 88 milyon TL (2011 sonu) iken 2014 yılında yine aynı sorundan müzdarip olduğunu belirten kurumda münhalsiz istihdamlarla bu sefer personel sayısı 670 olmuş, personel gideri 93 milyon TL’ye çıkmış. Teknik personel sayısı yine neredeyse aynı kalmış. Yani maliyeti özetleycek olursak TC yardım heyetininin “2014 KKTC Ekonomi Durum raporu”ndaki rakam ile KIBTEK çalışanı bir personelin aylık personel maaş gideri 12,635 TL! . Bu rakam uçuk kaçık bir rakam. Çalışanlarının %68’i memur, %27’si ise işçi olan teknik(!) bir kurumda demek ki memur cenneti yaratılmış. Bunun etkisi ne mi olur? Bu haftasonuda heryerde neredeyse elektrik kesintisi vardı. KIBTEK çalışanlarının açıklaması ise teknik elemanlar arızalara yetişemiyormuş. Haklılar yetişememekte.  Sayıları 2011’de de aynıydı şimdi de. Memur çalışanları ise sürekli sayısı artmakta. KIBTEK memuru ile muhatap olduğumuz yerler vezne ve 188 elektrik arıza. İkisi ile de ilgili yorum yapmama gerek yok sanırım.

Geçen hafta yine EL-SEN ile KIBTEK YK başkanı arasına kara kedi girmiş olacak ki Yönetim kurulu bazı personelin yerini değişmek istedi. El-Sen buna karşı çıkarak hemen eyleme geçeceklerini ve süresiz greve gidebileceklerini belirtti. KIBTEK Yönetim kurulu başkanı ise kendisinin şimdiye kadar sadakatle ve samimilik ile sendikayla beraber çalıştığını, beraber özerkleştirme ve KIBTEK çalışanların ekmek kavgası (??) için mücadele ettiklerini ve yardım istediğini belirtmişti. EL-SEN mahkeme yoluna gitmek yerine niye eylemi seçmiş anlamak zor iken KIBTEK YK başkanının ise sözlerinin çok manidar olduğu kesin. Son olarak elektrik kurumunun özerklik tartışmaları ve benim çözüm önerim ile bitireceğim. Kurumun kendi kendi yönetmesi (erk sahibi olması) diye kısaca özetleyebileceğimiz “Özerklik” aslında şu an kurumun içinde dışarıya doğru zaten mevcut. Hatırlanacağı üzere Sayıştay denetlemesine tabi tutulan kurum, yönetim kurulu başkanının emri ile sayışta kapıdan kovulmuştu. Peki şikayet ne idi? CTP’li Bakan Önder Sennaroğlu ve UBP’li milletvekili eski maliye bakanı Ersin Tatar kurumun yasa dışı borçlanmaya gittiğini ve soruşturma açılmasını istemiştiler. Sayıştay’da suçlama sebebi ile KIBTEK’i denetlemeye gitmişti. Yani iktidar partisinin bakanı ile ana muhalefet partisinin güçlü isimlerinden biri kurum hakkında ortak şikayette bulundular. Devletin denetleme kurumu da denetlemeye gitti. Sonuç? Kapıdan kovuldular ve şikayette bulunan vekillerde elleri boş kaldı. Demek ki kurum devlet ve miletvekillerinden daha güçlü.

DP’li bakan Hakan Dinçyürek “Çevre bakanı” olarak KIBTEK’e ait “Teknecik” santraline baca filtresi takılması için ek bütçe çıkarttı ki amaç bölge halkının daha fazla zehirlenmesini önlemek. Peki noldu? Elektrik kurumu filtreyi takmadı. “Daha sonra biz az kükürtlü yakıta geçeceğiz” diyerek halkın sağlığını belirsiz bir tarihe kadar tehlikeye atmayı istedi. Yine yeni alınan santraller için ÇED raporu gerekirken, kurum yine ihtiyaç duymadan yasa dışı olarak santralleri kurdu ve çalıştırdı. Yani yine “halkın sağlından bana ne“ diyerek Bakan bey ile yine karşı karşıya kaldı. Bakan gitti, KIBTEK ne santrale filtre taktı ne de yeni santrallerin “çevreye zararlı değildir” raporu aldı. Demek ki DP’nin de hükümet ortağı olarak bakanı zayıf kaldı. Geriye TDP ve diğer partiler kalmış iken BKP ise neredeyse her ay KIBTEK ile ilgili şikayet ve yolsuzluk iddiaları ile sürekli gazetelerde. Ticaret Odası, İşadamları dernekleri de şikayetçiler listesinde. Eski UBP’li bakan Sunat Atun’da kurumdan şikayetçi olmuş ve kurumun AKSA’dan pazarlıklar ile 38 kuruşa aldığı elektriği 22 kuruşa düşürmesine rağmen niye halka bunu yansıtmadığını sormuştu ve suçlamalarda bulunmuştu. Demek ki emekçi kesimi, sermaye kesimi, sağ da sol da şikayetçi ama kimsenin gücü yetmiyor. Bunun adına sadece “özerklik budur” denebilir.  Bundan daha fazlasını talep etmek ne demek mi? KIBTEK yönetim kurulu başkanı bir röportajında “özerklikten ne anladığını?” sormuştular. Cevabı “ Fiyat belirlemede serbestlik” yani aslında tek akıllarda olan zam galiba. Ben bugüne kadar ne kurumdan ne de çalışanlarından indirim yapılsın diye talep görmedim duymadım (arada yapılan ete süte dokunmayan ilginç indirimler dışında). Tek konuşulan istenen sürekli zam. “ Zam kaçınılmaz”, “Zam olmazsa kurum batar”, “Zam tek çare” bunlar basından okuduğumuz KIBTEK çalışanlarının açıklamaları. Halk zaten elektrik faturalarından korkusu nedeni ile evinde karanlıkta kışın soğukta yazın sıcakta oturarak fedakarlık yapıyor iken (ki sebebi Eurostat’ın elektrik fiyatları karşılaştırma raporundan da görüleceği gibi en pahalı elektrik fiyatlarından birine sahibiz (Dünyada!)) kurum çalışanlarının kendi içinde hiçbir fedakarlığa gitmeden sadece zammı çözüm olarak ortaya koyması çok acı.

Benim önerim en yalın şekli ile şöyle: Kurum acilen kayyuma devredilecek, bütün hesapları, defterleri sayıştay denetimine açılacak. Hakkında en ufak yolsuzluk iddiası bulunan çalışanlar açığa alınacak. Mevcut ek ödeneklerin hepsi kaldırılıp kamudaki herkes gibi maaş alınması sağlanacak. Kurumdaki fazla memur başka dairelere ihtiyaca göre aktarılacak. Herkese açık münhal ile kurumun ihtiyacı olan teknik personel alınacak. Kurumun daha sonraki çalışmaları herkese açık ve şeffaf olacak bir şekilde düzenli olarak basın-yayın kanalları veya internet siteleri aracılığı ile mali denetime girmiş gibi ayrıntılı sunulacak. Özelleştirilme istenirse bu kurum mevcut hali ile ya beleşe gider (ki 2 milyar EURO’luk Rum tarafına olan elektrik borc-una devlet garantisi verilmezse kimse almaz zaten)

 

 

Bir cevap yazın