Morheus Ve KKTC Bütçesi

Matrix filmini izleyen herkes sanırım Morpheus karakterini ve kırmızı-mavi hap sahnesi hatırlıyordur. Filmde Morpheus, Cypher karakteri gibi yanlış veya yanıltılmış bir algı ile hayali bir hayat yaşamak yerine zorluklar, tehlikeler ve acı gerçekler ile dolu gerçek hayatı savunuyordu. Yani film sahte mutluluk ile acı gerçeklerle dolu hayat arasındaki tercihi sorguluyordu. Nedense film bana bizim durumumuzu hatırlatıyor. Taşıma su ile dönen, kendi kendine dönemeyen bir değirmenimiz var. Ama her nedense un yapabildiğimizi hatta ekmek yaptığımıza inanıyor gibiyiz. Değirmenin suyunun kesilmesini ve sonrasını hiç hayal etmedik. Çünkü ne güzel, mutlu mutlu yaşıyoruz. Hükümetler de hatırlamıyor ve hatta hatırlatmakta istemiyor. 1977’den günümüze Türkiye Cumhuriyeti’nden yardım almadığımız 1 sene bile yok iken, kredi almadığımız sadece 4 sene var (1988-89,1994-95 yılları). 2014 sonu itibari ile toplam borç 13.2 Milyar TL’ye ulaştı. 2014 Bütçesinden TC yardım ve kredilerini çıkardığınızda 1.83 Milyar TL açık vermiş oluyor. Yani gelirimizden %54’ten fazla harcamışız. 100 TL kazanıp 154 TL harcamışız. İthalat-ihracat dengesine baktığımızda da biz vatandaşlar 1 TL’lik mal satıp 10 TL’lik mal almışız yurtdışından. Bu hayal alemi değildir de nedir? Hayatınızda duydunuz mu böyle yaşayabilen birini? Bu sadece bu sene olmuş bir şey de değil. Neredeyse 1977 yılından beri aynı. Yani 40 yıldır kimse bu sistemi değiştirmek için hiç birşey yapmamış. Bu sene ilk 9 ayda, 77 milyon Dolarlık araba-araç ithal etmiş iken toplam ihracatımız ise 96 milyon Dolar. Yani nerdeyse yurtdışına sattığımız bütün narenciye, patates, sebze ve süt ürünleri karşılığında araba almışız. Böyle ekonomik akıl olur mu?

Başka bir konu da rum mallarının kullanımı ve bundan doğan fayda. 188,000 dönüm rum malı bizim tarafta kalmış. Biz ise 54,000 dönüm mal bırakmışız güneyde. Şimdi “Taşınmaz mal komisyonu” tarafından biçilen dönüm fiyatı ile güneydeki komşumuzun malının değeri 30 Milyar Euro’ya ulaşıyor. Yani bize deseler “tamam anlaşın ama ödeyin şunu da bitsin bu kavga”, bizim 30 sene boyunca bütün devlet gelirimizi rum tarafına bir kuruş harcamadan vermemiz lazım. Tabi rum tarafının da kendi malına biçtiği değer ise 68 Milyar Euro. Bilmiyorum hangisi ile hesap yapılacak ama bizim bu rakamları ödememiz hayal. Ama hala kullanmaya, satmaya ve üstünden para kazanmaya devam ediyoruz hiç geri ödememiz gerekmeyecekmiş gibi.  Taşıma suyu gördük, ekmekleri de gördük ama bu çarkı kıracak köyün delisi kim çıkacak bekliyorum. Çünkü bu hayal aleminden uyandırılmak çok ağır gelecek. Herkese şimdiden para ile alamayacağımız huzur, mutluluk ve sağlık dolu yeni yıllar dilerim…

Bir cevap yazın