Nasrettin Hoca ve KKTC Bütçesi

2016 yılına her zamanki gibi kamu kesimi harcamalarının gelirlerine yetmediğini hatırlayarak girdik. 13. Maaş için TC’den yardım isteyen hükümet “Suyu özelleştireceksiniz yoksa yardım yok” tehditi aldıklarını iddia ederek tüm kamu kesiminin hatta esnafında beklediği 13. Maaş ödeneğini ödeyemeden yılı kapattı. 2014 senesini yaklaşık 380 milyon TL açık veren maliye bu sene de fazla bir değişiklik gösteremeden açık ile kapatıyor. Bir sendikamız bütçe açıklarının kapanması için önerdiği önerileri okudum. Bu açığı kapatmak için önerdikleri biraz Nasrettin Hoca’nın koyun ve dikenli çitlerini hatırlattı. Hani şu koyunlar geçecek, tüyleri tele takılacak, takılan tüyler ip yapılacak ve satılacak. Ortada gerçek bir rakam yok. Sadece en üsttekilere da az maaş ver, şundan biraz vergi almayı dene, çalışmayanı çalıştır gibi direkt alakası olmayan veya yetmesi imkansız önlemler sunmuşlar. Bende kendi önerilerimi yazayım dedim. Üstelik hiçbiri ücret adaletini bozmayan, kamunun lüks tüketimini azaltacak ve 1 sene içinde bütçeyi artıya geçirecek şeyler. Ondan sonraki adım ise gelirleri artırmak. Çok değil 5-10 sene içinde bir kuruş yardıma ihtiyaç duymadan yaşayabilir bir ülke olur. En zor tarafı uygulayacak ceserati ve ülkenin geleceği umrunda olan hükümetler bulmak. Bazılarını aşağıda sıraladım.

Öğretmenlere verilen “Eğitim Hazırlık Ödeneği”’nin iptali. Gelir: 13 Milyon TL. Süte devlet tarafından verilen “sübvansiye”nin kaldırılması. Gelir: 135 Milyon TL. İşçilerin “Bayramlık” ödeneklerinin kaldırılması. Gelir: 15 Milyon TL. Dış temsilciliklerin kaldırılması. Gelir: 17 Milyon TL. 13. Maaşın kaldırılması. Gelir: 150 Milyon TL. Siyasi partilere “teşvik” ödeneğinin kaldırılması. Gelir: 5.5 Milyon TL. Üniversitelere katkı/teşvikin iptali. Gelir: 50 Milyon TL. Bu yazdıklarımın hiçbiri zorunluluk değil aksine lüks bizim durumumuzdaki ülke için.  2015 senesinde bütün bütçe açığı bu kalemleri ödemeseydik olmayacaktı. Şmdi birileri çıkacak diyecek ki “Olur mu işte böyle? çalışanın hakkıdır” diyecek maaş ile ilgili olan önerilere. Ben de sorayım o zaman “özel sektör”de çalışan gavur mu? Ki ona böyle lüks ödenekler yok. Ya da öğretmen ve kamu işçileri bu paraya muhtaç mı? maaşları yetmiyor mu diğer memurlar gibi? diye cevap vermek gerekecek. Ya da süt sübvansiyesi tarım için şart diyebilirler. Tarım bakanı bile diyorsa bizim için bu ödenek lükstür niye ısrarla ödeniyor anlamadım. Satılan sütün %40’ını devlet cebinden ödüyor ise nasıl bir fayda sağlıyor kendine ve halka anlamış değilim. Yardım ve kredi alıp böyle lüks yaşamak biraz abesten de öte. Bu saydıklarımı en azından 2 sene de 1 ödesek göreceksiniz maliye ne kadar rahatlar. Diyeceksiniz siyasiler bu parayı iç edecekler. Bunun için de bir önerim var. Bu biraz fazla gibi ama niye olmasın? Siyasilere maaşları olan senelik 9 milyon TL bir sonraki seçime kadar ödenmesin. Seçim günü bu siyasiler içinde tekrar oy kullanılsın. Oy pusulasında siyasilerin isimleri olacak ve yanlarında iki kutucuk. Biri “Milletvekili …ın görev süresince yaptıkları neticesinde maaşını almayı hak etmiştir” diğeri ise “…hak etmemiştir” şeklinde olabilir. %50 üzerinde oy alana maaşı ödenir az alana ödenmez. Böylece hem siyasileri iş üretmeye iter hem de üretmeyenlerden bir miktar bütçeye para kalır. Siyasete atılacak olan da bu sorumluluk ile şansını dener.

Yukarıda da yazdığım gibi bunlar mümkün olan ama yapacak cesareti olan hükümetler için hızlı çözüm. Hızlı çözüm istemeyen, cesareti ve vatan severliği olmayanlar içinse Nasrettin Hoca fıkrası v.b. örnek olabilir. İyi ve güzel bir hafta geçirmemiz dileği ile hoşçakalın.

Kaynak: www.kktcmaliye.com

Bir cevap yazın