5 Senede 2 Katı Zenginiz

Daha önceleri hatırlarsanız devlet bütçesinde nasıl tasarruf yapabileceğimizi yazmıştık. Çeşitli yerlerden gelen hatırlatmalar üzerine biraz da devletin gelir kaynaklarını nasıl artırabileceğimize bakalım dedik. Herhangi bir rakama dayanmadan çalışan kesim ve bazı siyasi örgütler vergi gelirlerinin artırılmasını önerdikleri aşikarken bizde devletin vergi gelirlerini inceleme altına aldık. Dünyada direct vergi gelirlerinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranını kullanarak devlet vergi gelirlerinin yeterliliği karşılaştırılır. Türkiye’de bu oran 2013’te %29 civarı, Rum tarafında %25, Yunanistan %32, Almanya %37, İngiltere %33 iken bizde %21. Kısaca en az vergi toplayan biziz. Diyeceksiniz ki daha ne kadar vatandaştan alacak. Aslında vatandaştan alma değil sorun, belli kesimlere sürekli yapılan vergi affı veya hiç vergi almama lüksümüzden dolayı. Ekonomi gelişsin diye vergi almazsınız anlarım çünkü teori derki alınmayan vergiler yatırıma döner. Bizde yatırım oranı Dünya ortalamasının bile altında. Ama bankadaki kişi başı mevduata bakınca Dünya liderliğine İsviçre ve ABD ile çok yakınız. Kazanıyoruz ama yatırım bile yapmadan.

En hızlı vergi toplanabilecek yer üniversitelerdir. Devletin üniversitelere katkı yapması okur-yazarlık oranı, ülkede bilim yapılması için mi yoksa ekonomik değerden dolayı mı? Cevap sanırım 2 düzineye doğru giden üniversite açma yarışından belli. Yakında her esnaf üniversite açar bu kadar avantajlı olduktan sonra (%0 vergi, sürekli yatırıma gerek yok, kaliteyi sorgulayan yok…). %3 vergi alınsa her öğrenci kaydından bu işi ticarete dökenler içinde belki biraz hatırlatıcı olur. Devletin de artık sadece üretilen işe (bilimsel makale, ürün geliştirme, proje…) göre katkı yapması doğru olur. Geçenlerde gördüğüm elinde “Öğrenciyim, açım yemek veya iş” yazısı ile gezen öğrenci portföyü ekonomiye ne kadar faydalı olacak emin değilim.

Diğer kaynak, varlık vergisinin belki de 1 defaya mahsus belli bir mal varlığının üstündekilere uygulanmasıdır. Tapuda, araç kayıtta ve bankalarda kimin neyi var öğrenmek çocuk oyuncağı. Hatta şeffaflık adına yayınlansın eminim birçok sürpriz göreceksiniz. Sigara ve içkiye yüksek vergi diğer alternatif. İkisi de lüks ve sağlık açısından tehlikeli alışkanlıklar. Yıllarca öğrencilerimiz ve eş-dost ziyaretine gidenler pahalı olan ülkelere kaçakçılık yaptı. En azından Türkiye ve Güney ile aynı seviyeye taşırsak kaçakçılıkta olmaz.

Çeşitli turizm ve tarım önerileri yapmak yerine son bir ütopik önerim var. Belki haberiniz vardır ama şu an ABD’de birçok eyalet medikal marihuanaya izin vererek çok ciddi gelir elde etmeye başladı (CNBC tahmini yıllık piyasası 10-120 Milyar USD). Üretim izni alan firmalar ise inanılmaz iş yapıyorlar. Şimdi diyeceksiniz bu kadar da olmaz. Ülkede gece kulüplerine, kumarhanelere ve bet ofislerine Aralık ayı sonunda 3 sene daha uzatma verildi (gece kulüpleri yok). Kurşunlama, cinayet sebebi olmadı mı bu gibi yerler? Marihuanadan duydunuz mu? (diğer maddeler ile karıştırmayın) Benim önerim kumardaki gibi sadece yabancılara ve reçete ile verilmesi. Yetiştirip yurtdışına satma ihtimali de çok yüksek. Çünkü çoğu AB ülkesi nasıl başlayacağını düşünür iken boş piyasaya girmek daha akıllıca. Hem marihuananın fiziksel bağımlılık yaptığını ispatlayan hiçbir şey yok aksine faydaları saymakla bitmiyor. Ülkede hapishane ve mahkemelerin yükü de azalır. Sigara ile karşılaştırırsanız anlarsınız. Diğer konular başka sefere…

Kaynaklar: www.cnbc.com www.kktcmaliye.com www.dpo.gov.ct.tr

Bir cevap yazın