Çok ilginç bir gerçekle yüz yüzeyiz: M3

Bir ülkede dolaşımda bulunan para (yani cebinizde, evde, köşede v.b. yerlerdeki) ile bankalardaki bütün ticari, tasarruf ve diğer mevduat hesaplarındaki para ve son olarak Merkez bankasındaki mevduatların toplamı bize (M1) para arzı rakamını verir. Bu bence bizim ülke için kriz uyarıcısı ve zenginleşme dönemindeki en önemli göstergelerden.

Niçin önemli? Ülkede dolaşan, ulaşılabilir para miktarı olan bu gösterge zaman içinde azalıp çoğalması ekonominin daralması veya genişlemesini de göstermekte. Piyasada çok para olması nasıl enflasyonu yani fiyatları artmasını tetikliyorsa azalması da ekonominin küçülmesi, alışverişin azalmasına neden oluyor. Belkide bizim ülkede ekonomistler ve siyasilerin yaptığı hata GSMH, enflasyon ve ona bağlı göstergelere  göre politika öneriyor olmaları. Çünkü bu tip göstergeler bizim ülke için ya hatalı hesaplanmıştır yada arkadan gelen yavaş tepki veren veriler olduğu için gelecekte de aynı gidecek varsayımı ile hesaba alınmıştır. %100 hatadır demiyorum ama biraz daha dinamik bir yaklaşım bence piyasadaki para miktarı kavramıdır.

KKTC meşhur ekonomik patlamasını 2003 yılında Annan planı ile yaptı. O yılda ülkedeki M1 para miktarı bir anda önce %42,24 sonraki sene %45,83 artmış. 2005 (%12,53) ve 2006 (%12,19) yılında zayıflamış ama devam etmiş. Krix yılı 2007 yılında bayağı düşmüş (%0,56). 2009 yılında zıplama gelmiş (%27). 2010 yılında tekrar daralma (%0,88). 2013 (%18,19) ve 2014 (%12,61) görece bir orta düzeyde artış olmuş. 2015 yılında %28,51 ile Annan planının ilk yılları sonrası belki de en yüksek nakit ve benzeri artışını yaşamışız. Şimdi düşünebilirsiniz bu para nerede diye? Ama piyasada elde değil bu para. Bu artış yabancı para mevduatlarda (%50,82) yaşanmış. Yani para henüz hesaplarda. Bunun piyasaya çıkması çok zaman almaz. Emlak fiyatlarında düşüşte beklenmez doğal olarak. Astronomik rakamlılarına da hazırlanın. Tabi bunlar kısa vadeli. Gelecekte de aynı artış hızı ile devam etmesi sıradan halk için tehlikeli. Fiyat tekeline sahip olanlar fiyatları istedikleri gibi belirleyebilirler nasıl olsa alabilecek olan için para sorunu yok. Sorun, olmayanlarda.

Başka önemli bir veri toplam para miktarı olan (vadeli+vadesiz+nakit v.b.) M3 para tutarı. Son zamanlardaki en ilginç gerçek hatta bana göre. Bu tutarın toplamı kamunun borç toplamını karşılamaya yetmiyor. Yani devlet dese bütün halka ve bankalara elinizde ne var ne yok çıkarın verin borcumuzu ödeyeceğiz, yetmiyor. 2007-2014 yılı arası neredeyse bankalardaki ve elde para toplamı (m3) ile devletin borç miktarı paralel gitmiş.

Para arzı = Kamu borç stoku
KKTC M3 para arzı ve Kamu borçları

Daha eski verilere ulaşamadım. Çözümü var mı? Devletimiz para basamıyor. Yapılabilecek 2-3 şey var. Ya üretimi artırıp, ithalatı kesip biraz içeride para birikmesini sağlamak ya da devletin piyasaya para sürmek için borçlanmaktan vazgeçmesi. Bugüne kadar demek ki devlet sayesinde herkes nakit sahibi olmuş. Parayı  borca versek kalan ev ve mülklerinde Güneydeki sahiplerine tazminatıyla versek belki de göreceğiz ki elde var sıfır. Hepimize tebrikler!

Kaynaklar: KKTC Merkez Bankası, TC Yardım Heyeti Başkanlığı, Devlet Planlama Örgütü

Bir cevap yazın