Yurttaş ve Lefkoşa Türk belediyesi

Bundan tam olarak 8 ay önce LTB’ne yazdığım şikayet dilekçesinin sonucunu alabildim. Hatırlayan arkadaş olacaktır. Belediyenin KIBTEK müteahitine kazdırdığı ama müteahitin çukuru kapatmadan bırakması neticesinde 29 Ekim 2015’te arabayla içine düşünce lastiklerim ve dümen kutusu dağılmıştı. Dilekçe yaz dediler yazdık. İlk 1-2 ay gerek orada bu konuyla ilgilenen bayan, gerekse ben karşılıklı iletişim halinde kaldık. Belediyenin topu müteahite atması neticesinde müteahitin de telefonlarıma geçiştirme veya cevap vermemesi ile yıl sonunda ümidimi kesmiştim. Yaklaşık 2 ay önce bu defa da LTB’nin online şikayet sayfasına (https://www.lefkosabelediyesi.org/sikayet-kayit-sistemi/) yazdım. Ne cevap, ne de mesajım alındı diye bir uyarı epostama gelmedi.

Bekledim, unuttum. 2 gün önce ise bir arkadaşımın ufak bir işini biraz fikir vererek çözdük. Kendisine de yok yemek ısmarla, yok şu kadar para ver gibi şakalaşırken aklıma bu belediyenin konusu geldi. Tanıdığı var mı diye sorduk. Hemen dedi arayım arkadaşları. Aradı, bilgilerimi verdi. Ve dün LTB beni arayıp paranız hazırdır gelip alabilirsiniz dediler. Bu durum beni hem sevindirdi, hem üzdü. Benim sıradan yollarla hakkımı aradığım süre boyunca sonuç alamamış olmam ve bir telefon ile arkadaşımın işimi halletmesi, belediyenin nasıl çalıştığını veya sıradan vatandaş için hayatın nasıl olduğunu gösteriyor. Belediyedeki ilgili personele bunu aktardığımda “Bana kimse öde demedi, ben 1 ay önce konuştuydum müteahitle ama parayı aybaşı verebileceğini söylediydi. Şanslısın ki verdi” dedi.

Şimdi bu cümlenin 3 yanı var. Birinci yanı, arkadaşımın telefonundan olmadığını söylüyor yani 240 gün uğraşıp onun telefonu ile 1 günde çözülmesi tamamen şans diyor (1/240 olasılık). İkincisi aybaşı para verebilen müteahit maaşlı bir müteahit mi hemde vereceği para bir müteahit için çerez parası. KIBTEK müteahiti olunca zor tahsilat alabildiklerini söyleyen yetkili, “halkın malı” diye övünen KIBTEK “diğer halkın malına” zorluk mu çıkarıyor? Üçüncüsü ise hakkımı aldığım için şanslı olmam. Yani herkes istediği zararı başkasına verebilir. hata yapabilir ama cezasını ödemesi için şanssız olması gerekir. Yani benim durumumun tersi.

Belediye’de gözlemlediğim diğer şey ise personelin nerede olduğu? Gittiğim odanın kapısında 3 kişinin ismi var içeride 1 kişi oturur. Girişte halkla ilişkiler kısmında 3 koltuk var 2’si dolu. Beyaz masa denen masada 3 kişilik yer var (galiba) oturan kişi sayısı 0.  Çalışması gereken personel sayısından fazla personel var diye konuşulduğunu bilmeyen yok. Peki bu personel nerede?

Şimdiki belediye başkanı Harmancı, genç biri olarak ve görüşlerinin hepsine katılmasam da desteklediğim biri sayılır. SEçilmeden önce dağıttığı vaadler kitapçığını hala saklarım. Çünkü içindekilerin ne kadarını yerine getirebildi? bir gün yazarım diye tutuyorum. Zor bir görev ve insanlar ile uğraşmak, büyük bir borcu devralmak çok yürek ister. Geçen senelerin sonunda belediyenin mali yükünü hafifletemediği, personel sayısında optimumu elde edemediği için performans kötü. Hala tanıdıklarla iş kotarılıyor, dilekçeler işleme konuyor veya yol çukurları belediye çalışanın şahsi talebiyle oluyor. Ama korkmasın. Ülkede özel dışında performansı iyi diyebileceğimiz bir kuruluş yok zaten. Bari sıradan vatandaşın unutamayacağı bir başkan olarak görevden gitsin isterdim…

Bir cevap yazın