2460 Yıl Sonra

Milattan önce 444 yılında, Nehemiah isimli bir Yahudi, Pers imparatoru tarafından bugünkü İsrail civarlarına vali olarak atanır. İlk olarak atalarının memleketi olan yere, savaş zamanı yıkılan kutsal tapınağı yapma işine girişir ama hiç beklemediği bir toplumsal sorun buna engel olmaya başlar. Çalıştırmak istediği etrafındaki fakir halk, vergilerini ve borçlarını ödeyemez hatta alacaklıları tarafından çocuklarına el konulur halde bulur. Buna ilk tepkisi klasik Babil stili olan “temiz sayfa” ilan etmek olur. Buna göre ticari olmayan bütün alacaklar bağışlarken, kalanlar için de alacaklara faizde en üst seviyeyi belirler. Bir de çok eski bir Yahudi geleneği olan “Jubilee yılı” uygulamasını tekrar hayata geçirir. Kısaca, bütün borçların yedinci yılı dolduğunda silinmesidir. Faiz, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed tarafından bile faiz kötü bir şey olarak tanımlanmış. Yahudiliğin genelden tek farkı ise, Yahudi olmayanlardan faiz alınmasını yasaklamamış olması.

Bunları anlatma sebebim ise Nehemiah’dan tam 2460 yıl sonra hala KKTC’de faiz için üst limit kuralının olmamasını ve alacaklara af uygulaması olmamasını hepimize hatırlatmak istememdir. Başka ülkelerde örneğin Türkiye’de ana para faizi için 6098 sayılı kanunun 88. Maddesi “yasal faiz oranının %50’sinden fazla faiz alınamaz” diyerek bu oranı %9 artı %4.5 ile %13.5’te sınırlandırmış. Temerrüt (Gecikme) faizi ise ticari olmayanlar için %9’un iki katını (%18) ticari alacaklarda ise %10.5’in 2 katını (%21) geçemez diye sınırlandırmış. Faiz alacakları 5 yıl ile sınırlandırılmış. Daha da güzel bir uygulama ise (TBK m.388/3) ile ticari olmayan alacaklarda anaparaya faiz eklenip üstünden faiz hesaplanması (bileşik faiz) yasaklanmış. Ticari işlemlerde ise 1-2 istisna dışında yine bileşik faiz yasaklanmıştır.

AB’de ise Romanya ve İrlanda dışında bütün ülkelerde faiz oranı sınırlaması var. Malta ve Yunanistan’da kesin faiz tavanı var iken Belçika, Almanya, Fransa gibilerde ise göreceli tavan uygulanıyor.

ABD’de ise birçok eyalette “tefecilik faiz sınırı” uygulanıyor. Yasal sınırlar eyalet arasında değişiklik gösterse de genelde tüketiciler için faizler düşük tutulmaya çalışılmış. Örneğin Florida ve Pennsylvania en yüksek olanlar olarak %25 yasal sınırda. Ticari borçlarda ise Louisiana ve Mississippi’de örneğin sınır konulmamış ama mantık dışı durumlarda mahkemeler her zaman devrede.

KKTC için komik bir şekilde mevduata uygulanabilecek maksimum faiz (yani sizin bankalardan alabileceğiniz) için yasa var iken, borcunuz olması durumunda ise faiz sınırı için yasaya gerek duyulmamış. Örneğin bir cep telefonu faturasını ödemediğinizde 4 sene içinde %618 artışlı şekilde mahkemelik olabilirsiniz. Mahkemelerde 2015 yılında açılan alacak verecek dava sayısı 13415, Banka icra 5176, karşılıksız çek davası ise 756. Her sene yaklaşık 15000 alacak verecek davası açılan bir ülkede her yıl halkın yaklaşık %5’i borçtan mahkemelik oluyor demek.

Ödeme isteksizliği mi yoksa ödenmeyecek hale gelen borçlar mı sorun? Belki de bunu istismar eden borç verenlerdir. Örneğin ABD’de borcunuz var ise alacaklınız ile oturup borcun bir kısmından feragat etmesi ile borcu yeniden yapılandırma çok uygulanan bir yöntem. Ev ve kredi borçlarında çok uygulanan bu yöntem ile alacaklı ödenmez hale gelen borcun en azından bir kısmını kurtarayım diye düşünür çünkü kefil uygulaması da yok oralarda aynı AB’nde de olduğu gibi. Bizde ise sanki alacaklı ondan alamazsam kefilden sökerek alırım o da olmadı malı haraç-mezat alırım diye düşünüyor olmalı. Çünkü sistem, onlara çalışsın diye kurulmuş.

Kaynak: “Debt: The First 5,000 Years” , Faiz sınırlandırma yasası, AB kart borçları düzenlemesi, ABD Borç Faiz sınırları

Faiz ve Borç altında halkı kurtarmak
Faiz ve Borç altında halkı kurtarmak

Bir cevap yazın