İtalya’dan telefon var!

Monte dei Paschi, 1472 yılında faaliyete geçen ve hala ayakta duran dünyanın en eski bankasıdır. Geçtiğimiz hafta, bu 5 asırlık İtalyan bankası maddi sallantıya girdi. Sebebi ise İtalyanlara göre Brexit, Avrupa Merkez Bankası’na göre de yaklaşmakta olan bankacılık güvenlik testi tarihi (29 Temmuz 2016). Altında yatan gerçek ise İtalyan bankalarının aynı bizim gibi verdikleri kredileri tahsil etmede yaşadıkları sorun. 199 Milyar Euroluk tahsili şüpheli kredisi bulunan İtalyan bankaları, Avrupa’da şüpheli kredi oranında %10.4 ile birinci sırada (Citibank). Yani verdiği her 100 TL kredinin 10 TL’sini tahsil etmesi tehlikede.

Bizim bankaların durumlarını merak ettim ve hızlı bir incelemede bulundum. Bizim bankalar toplam 12.4 Milyar TL nakit kredi dağıtmışlar. Merkez Bankası-Mayıs 2016 raporuna göre de bunun 1 Milyar TL’si yani toplam kredilerin %8.27’sinin tahsili şüpheli. Fena değil gibi duruyor. Ama aslında kimsenin düşünmek bile istemediği bir gerçeği saklıyor. Devlete borç veren bankaların verdiği krediler nedense şüpheli alacak statüsünde gösterilmiyor. “Nasıl olsa devlet öder” deniyor herhalde. Bu miktar yaklaşık 3 Milyar TL. Sadece Telefon dairesinin Kooperatif bankasına borcu 2 Milyar TL. Hatta bu rakamı Merkez bankasının raporunda “Haberleşme” sektörüne verilen krediler başlığında görebilirsiniz. Telefon dairesinin bağlı olduğu koca bakanlığın bütçesi 105 milyon TL. Yani kendine bağlı küçük bir dairenin borcu, bakanlığın 20 yıllık bütçesine denk.

Eğer sadece telefon dairesinin borcunu tahsilini şüpheli diye kaydederseniz ki Maliyenin bence yakın zamanda bunu ödeyecek zerre kadar bütçesi yok, bizim yukarıda yazdığım %8.27 rakamımız %23.7’e fırlar. Bu ne demek biliyor musunuz? Bankalarda yatan mevduattaki paralarımızın 4’te biri tehlike altında. Bu rakam saatli bomba gibi. 2000 yılındaki gibi bir bankanın müşterilerine ait paraları geri ödemekte sorun yaşaması halinde halk parasını kurtarmak için bankalara saldırırsa vay halimize derim. Zaten daha önce de yazdığım gibi içeride duran nakit para, hesaplarda görünen paranın ancak 10’da biri kadar.

Bankacılık çok karlı bir iş o kesin. Ama riski de yüksek ve bu yüzden Avrupa Birliği’nde sıkı denetim altında tutuluyor. Örneğin şu sıralar İtalyan bankaları ile Avrupa Merkez bankası (AMB)’nın pazarlık konusu AMB daha önce banka kayıplarının vergi veren vatandaşın sırtına yüklenmeden önce bankanın sermayedarlarının yüklenmesini şart koşmuştu. İtalyan Bankaları da bu seferlik bir istisna rica ediyorlar. Yani bizim bu borcumuzu, bankalarımızın ortakları değil de AB halkı ödesin diyorlar. Bizde 11 banka, 2000 yılında battığında devlet borç-harç ile yüksek faiz hayaliyle riskli bankalara para yatıranlara paralarını geri verdi ve faturası da uzun vadede vatandaşa abartılı vergi artışları biçiminde kaldı.

http://www.bidnessetc.com/66244-us-banks-better-shape-european-banks/

Telefon dairesinin borcu da yine bize aynı şekilde kalacak. Telefon dairesi nasıl borcunu ödeyemiyor derseniz son kalan umudu GSM lisanslarıydı. Biraz 2007-2008 yıllarındaki özelleştirme furyasını hatırlayın. Telsim ve KKTCELL’in gelirlerine %50 ortak olarak yıllık yaklaşık 108 milyon TL geliri olan telefon dairesi bu hakkından 18 yıllığına vazgeçip 70 Milyon Dolar (105 Milyon TL) almayı tercih etmiş. Bugün Telefon dairesinin ödenmeyen borcu yaklaşık 650 Milyon Dolar oldu. Devletin borç ödeme gailesi olmaması, borcun kreditörü Kooperatif bankasının belki batmasına ki batarsa KKTC’deki bankaların da zincirleme batmasına neden olabilir. KKTC bankaları batarsa yine 2000 yılındaki gibi paramız gider. O akıl dolu Maliye yönetimimiz sağ olsun.

Kaynaklar: Cenk Diler “Bu borç nasıl oluştu?”, Göksel Saydam “Mobil İletişim Lisansı”, >KKTC Merkez Bankası, ZeroHedge, IFRE

Bir cevap yazın