Zimbabwe ve KKTC: 6000 Kilometre uzaklık önemli değilmiş

KKTC’de bulunan bir sürü üniversitemizin bana göre sağladığı en büyük fayda çok-kültürlülüğü adaya getirmesidir. Geçtiğimiz hafta tanıştığım Zimbabwe ’li doktora öğrencisi arkadaşım sayesinde bizden 6000 km uzaklıktaki bu ülkenin benim jenerasyonumdaki çocuklarının da bizimle aynı oyunları oynadıklarını (Pirili, saklambaç, yakar-top…) şimdiki çocukların ise aynen bizimkiler gibi evlerden çıkmadıklarını, oyun oynarken bir yerlerini kanatmanın ne kadar sıradan olduğunu bilmediğini, bütün günlerini evde Playstation oynayarak, internette sohbet ederek geçirdiklerini ve öğretmenlere bile karşı cevap yetiştirdiklerini (ki bizim zamanımızda tek kelime edemezdik) öğrendim. Çocuklar dünyanın her yerinde aynı galiba. Modern zaman kültürünün nasıl dünya çapında bir şey olduğu çok bariz artık.

Biraz ekonomi üstüne de sohbet ettiğim bu arkadaş sayesinde Zimbabwe ’nin ekonomik durumuna bakalım istedim. Eski bir İngiliz kolonisi olan bu ülkede enflasyon 2014 yılından beri eksi 1 civarlarında. Ticaret açığı 323 milyon Dolar iken ihracat 167 milyon Dolar. Bizde enflasyon %9.18 yıllık. Ticaret açığımız 1 Milyar 650 milyon Dolar iken ihracatımız 133 milyon Dolar (2014). Zimbabwe GSYİH büyümesi geçen sene %3.4 iken bu sene %1.5 olmuş (bizimki %4). Nüfusu 15.6 Milyon kişi olan bu ülkede asgari ücret 300 Dolara yakın. Faizler %11 civarında. Kamu borcu GSYİH’nın %77’sine denk geliyor ve kamu maaş harcamaları ise GSYİH’nın %75’i civarında (Üst düzey kamu görevlilerinin kendilerine aylık 200,000 Dolar prim vermesi ise dünyada haberlere konu olmuştu).

Bu ülkeyi en meşhur eden şey ise ülkenin kendi parasını basması ile başladıydı. 1980 yılında kendi parasını serbestçe basmak isteyen ülke Zimbabwe dolarını piyasaya sunar. Hiper enflasyon neticesinde dünyanın en değersiz para birimi haline düşen bu para 2006,2008 ve 2009 yıllarında 3 defa paradan sıfır silmek zorunda kalır. En sonuncu seri olan dördüncü seri Zimbabwe Doları (ZWL), 100 trilyonluk banknotu da görür. 2009 yılında halk tarafından artık kullanımı ret edilmeye başlayan ZWL resmi para birimi olmaktan çıkarılır ve 2015 yılından itibaren ise yerini ABD Doları, İngiliz Sterlini, Euro, Yen ve Rand gibi uluslararası para birimlerine bırakır. Ülkede alışverişler artık bu para birimleri ile yapılıyor.

2000-2009 yılları arasında %66000 enflasyonu gören ülkede GSYİH %40 civarında yıllık düşüşü de görür. Batı dünyası bunlara sebep olarak yargının bozukluğu, arsa reformu ve gerçekçi olmayan fiyat kontrollerini gösterirken, 1980’den beri iktidarda olan Devlet başkanı Mugabe ise batının ambargolarını sebep olarak gösterir. Zimbabwe ’nin başını ağrıtan ambargoların sebebi ise 1980 yılında politik ve ekonomik gücü elinde bulunduran beyazların arazilerinin ve çiftliklerinin siyahlara verilmesi için yasal müdahale başlatan Mugabe hükümeti, batı tarafından ekonomiye aşırı müdahaleci olarak algılanır. Mugabe ise biraz da iktidar coşkusundan olsa gerek 1997’de bağımsızlık savaşı gazilerine çok büyük bonus maaş dağıtır (GSYİH rakamının %3’ü!). 1998’de ise beklenmeyen bir şekilde 2. Kongo savaşına müdahil olan ülke ciddi bir harcama artışı ile darboğaza düşer. 1999 yılında ise yurtdışındaki alacaklılarına karşı iflas açıklar.

Bütün bunları niye anlattık? Bizden bu kadar uzak olan bir ülke ile kültürel benzerliklerimiz dışında bazı ekonomik benzerliklerimiz de var. Kamunun ağır maaş ve harcama yükü ve ekonomik zayıflıklar bir ülkenin kendi parasını basma hayalini ne kadar çabuk tekrar hayaller ülkesine geri gönderdiğini gördük. Biz de bağımsız olmak, ülke olmak istiyorsak dersimizi iyi çalışmalıyız. İnsan her yerde aynı insandır.

Bir cevap yazın