Güney Kıbrıs’ta bir optimist: Georgios Vassiliou

George Vassilou

Güney Kıbrıs’ın 1988-1993 arası devlet başkanlığını yapan Vassiliou, çocukluğumdan aklımda kalan isimlerden biriydi. Geçtiğimiz hafta Bank of Cyprus’ta yapılan “Kıbrıs ve çözümün geleceği” isimli toplantının esas konuşmacısı olan Vassiliou ile şahsen tanışma şansım dışında, Kıbrıs adasında bu kadar pozitif, aklı başında ve ego problem olmayan bir siyasetçiyi dinleme fırsatına da haiz oldum. Öncelikle adada çözümün bu kadar, şöyle fayda sağlayacağını, şunlar fırsatlar, kazanacak alanlar gibi örneklerle anlatan ilk kişiydi benim için.

Güney Kıbrıs ekonomisinin artık tıkanmaya başlayacağını, gelen turist sayısının 3 milyona ulaşmasına rağmen aslında 2 buçuk milyon turistin harcaması kadar harcama yaptığını, 1 milyon turist fazladan kazanmak için 2.5 milyar euroluk yatırım gerektirdiğini, Avrupa Birliği üyeliği zamanı ile ani ivmelenen ekonominin rusların paralarını buraya taşıdığını ama daha fazla dış yatırım çekemeyen (bir büyük banka yatırımı dışında son yıllarda ciddi hiç yatırım çekememişler) bir ülke olduklarını ve bunun da ülkede güven probleminden kaynaklandığı anlattı.

Kısaca durumun böyle gitmesinin iyi olmadığını, yeni fırsatlara ihtiyaç olduğunu ve Kıbrıs sorunun çözümünün bu fırsatı yaratabileceğini söyledi. Çözümün maliyeti sorularına ise, 45-50 milyar euro tazminat gibi rakamları hayal etmeyi bırakmalarını, Kıbrıslı Türklerin bu parayı öde(ye)meyeceğine göre, dışarıdan hangi ülkenin Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs adasının topraklarını bedavaya getirmesine yardım eder? diye güzel bir soru da sordu. Büyük rakamlarla tazminatlar yerine mal sahibinin malın esas söz sahibi olması gerektiğini, zaten anlaşma sonrası belki 10 katına, 20 katına bile çıkabilecek emlak fiyatlarını unutmamamlarını hatırlattı.

Toplantıda yer alan IMF temsilcisi dışında, yabancı büyükelçiler, Kıbrıs hükümeti eski ve yeni yöneticileri de vardı. Konu açılması üzerine yeni görüşmelerden umutlu olduğunu söyleyen Vasilliu, zamanın statükoculara yaradığını, özellikle zaman ilerledikçe Kıbrıs’ın kuzeyinin avantajlı duruma doğru ilerlediğini, ekonomik fırsatların da elden kaçabileceğini ima etti. Bunun üzerine üst düzey bir yetkili, barış ihtimalinin kredi derecelendirme kuruluşlarının raporlarına göre çok zayıf ihtimal olduğunu, eğer olursa sürpriz olacağını ve ekonomi için olumlu bir sıçrama yaratabileğini belirtti.

Güvenlik ve garanti endişelerini dile getiren başka bir katılımcı sorusu üzerine, pozitifliğine yakışır bir şekilde bay Vassiliu, garantiler veya güvenlik için iki toplumlu, iki bölgeli federasyonun daha iyi olduğunu ve hiç bir ülkenin resmi belgeye ihtiyacı olmadan başka ülkelerin topraklarını işgal edebileceğini Suriye’de, Irak’ta görebileceklerini anlattı. Barış olması halinde Monte Carlo’dan bile lüks sahil şeritlerinin bu adada kurulabileceğini, ve bu tip fırsatları düşünerek çözüm görüşmelerini desteklemek gerektiğini söyledi.

Monte Carlo
Monte Carlo

Başka bir katılımcı ise çözümün yaratacağı fırsatların ekonomik statükonunkinden çok daha iyi olduğunu ama Kuzey’in ciddi regülasyon sorunu olduğunu, özellikle bankacılık sisteminin ciddi şekilde baş ağrıtabileceğini belirtti. Vassiliu bunun üzerine konuşmasının başında da söylediğini tekrarladı. “Genel başlıklarda, prensiplerde anlaşıp imzalansın barış, ayrıntıları anlaşmadan sonra hallederiz” zihniyetini tercih ettiğini söyledi. Aksi halde çözümün başka bir bahara kalacağını işaret etti.

Bu kadar güzel bir konu ve konuşmacılardan sonra benim yorumum ise: Bu adada çözüm Güney’in ekonomik kazanımlara inanması veya elde etmesi ile gelir. Rum komşularımızda ciddi bir güvensizlik ve kötümserlik var. Belirsizlikten sıkılmışlar. Gerçek anlamda en pozitif görüğüm tek kişi, 85 yaşındaki eski başkan Vassiliou ve inşallah ömrü yeterse bu adada bir çözümü görebilecek. Bizim ise tam olarak neyi istediğimizi ve nasıl elde edeceğimizi anlatan bir kişiyi bile kuzeyde henüz göremedim. Belki ömrüm yeter de görürüm diyelim.