Çözüm için yıkım: Irak

25 yıl geçmiş Irak’ın Kuveyt’i işgalinin üzerinden. 1979 yılında İran devrimi ile aynı dönemde darbeyle Irak’ın başına gelen Saddam Hüseyin, 1980’lerdeki ideali olan Ortadoğu’nun Arap gücü olma hayali ile başlayan yolculuğu 22 Eylül 1980’de İran’a saldırması ile başlayıp bir kuyunun içinde yakalanarak 30 Aralık 2006 yılında asılması ile biter. İran-Irak arasındaki savaşta, İran’daki molla rejimini istemeyen Batı, Irak’ın yanında yer alır. O zamanın parası ile yaklaşık 50 milyar Dolarlık silah alan Saddam rejimi, berabere biten diyebileceğimiz savaşın sonunda ise Hümeyni’nin İran’ına 627 milyar Dolarlık maddi zarar dışında 200-600 bin arası vatandaşının ölümüne de neden olur. Saddam’ın Irak’ı ise 561 milyar Dolarlık zarar ve 250-500 bin arası sivil kayıpla evine döner.

İran Irak savaşı sadece maliyet

1990 yılında bu sefer 14 milyar Dolarlık alacağını isteyen Kuveyt’e saldıran Saddam, petrol kuyularını yakması ile batının ateşini üzerine çeker. Bunun üzerine bölgeye gelen ABD güçleri, Körfez savaşı ile başlayan ve günümüze kadar ulaşan bölgedeki varlığı ise bugün hâlâ tartışılan bir durum. Bütün bu sürecin maliyeti ile ilgili bazı rakamlar vereyim. ABD savunma bakanlığının direkt bütçe kaleminden Irak için çektiği para miktarı 805 milyar Dolar (2001-2016 arası). Dolaylı masrafların (borçlanma faizi ekli hali ile) ise 2017 yılında 2.4 trilyon Dolar olacağı hesaplanıyor ki bunun 1.9 trilyonu direkt Irak’a harcanmış. Diğer destekçi ülke olan İngiltere ise Irak savaşında, 2003-2009 arası 8.4 milyar Pound harcamış. Peki kaybolan insan hayatı rakamlarına da bakalım. 2003-2016 arası toplam 188,065 Iraklı yaşamını yitirmiş. Aynı dönemde ölen koalisyon güçleri asker sayısı ise 4,832 kişi.
Peki Irak ekonomisi neydi ne olmuş? bir de ona bakalım. Körfez savaşından hemen önce kişi başı gelirin 10,291 ABD Doları seviyesine ulaşan Irak, ABD’nin 2003’teki ikinci müdahalesi sonucunda kişi başı gelir 1,391 ABD Doları (2004) seviyelerine düşer. Bugün yaklaşık 5,000 Dolarlık kişi başı gelire sahip ülke yabancı yatırımların gözbebeği olmuş gibi.

1990 yılında 420 bin Dolarlık yatırım çekebilen ülke 2015 yılında 3.5 milyar Dolar yatırım almış. 2004 yılından itibaren düzenli yatırım çekmeye başlayan Irak, ABD’nin yatırım paraları ile şişmiş.

Sıradan halk ise böyle bir paranın ekonomiye hiç girmediğini iddia ediyor. Elektriklerin çalışmadığı, işsizliğin %25 civarında olduğu taş üstünde taş kalmayan bir ülke haline geldiklerini söylüyorlar. Onlara göre gelen bütün paralar yine ABD’li şirketlere gidiyor. Taşeron olarak bile çalışmanın neredeyse imkânsız olduğunu, gelen firmaların taşeron seçiminde Katar’daki, Suudi Arabistan’daki aracı firmalara iş verdiklerini onların da daha alt taşeronlara iş verip en sonunda 3-4 alt taşerondan sonra sıradan halka iş ulaşabildiğini söylüyorlar. Bu durumda herkes komisyonu aldıktan sonra esas işi yapan kişiye çok az bir para kalıyor. Örneğin en üst 10 yabancı taşeron firmanın Irak savaşında elde ettiği gelir 72 milyar Dolar (2013). Eski başkan Bush’un başkan yardımcısı Cheney’in firması bile tek başına 39.5 milyar Dolarlık iş bağlamış. Her şeyin neredeyse özelleştirildiği ülkede, özel sektörün ipleri tamamen yabancı ellerde ve halk ise daha önce sahip olduğu üretim gücünü ise tamamen kaybetmiş. İspatımız ise ithalat patlaması. 1990 yılında 7.6 milyar Dolarlık ithalat yapan ülke 2015 yılında 52 milyar Dolarlık ithalata ulaşmış.


Irak halkı Saddam’dan kurtarılmak için direkt herhangi bir talepte bulunmamıştı. Bugün geldikleri duruma bakınca olan sadece her durumda halka oluyor…İyi haftalar.