Hayal ile kurtarılan ülke: Brezilya

Dünyanın en büyük dokuzuncu, Latin Amerika’nın ise en büyük ekonomisi Brezilya’dır. Portekiz koloni yılları ile 1930’lara kadar şeker, altın ve kahve ihracatına dayalı bir ekonomiye sahip ülke, 2. Dünya harbi sonrası 1945-1953 arası sabit kur sistemi, tüketim ürünlerine yüksek ithalat vergisi ve ithal muadili üretim sistemini benimsemiş ama ödemeler dengesinde çok büyük sorunlarla yüzleşince sistem değişikliğine gitmişti. 1953’ten sonra daha esnek döviz kurları, yerel sanayileri destekleme programları ve belli ithal ürünler için sınırlı döviz likiditesi gibi yöntemler ön plana çıkar.

1956 yılında çok çılgınca bir hayal olarak başkent Rio de Janeiro yerine, alternatif bir başkent yaratma işine girişen Brezilya, bugün federasyonun başkenti Brasilia şehrini inşa ederler. 41 ay gibi inanılmaz bir sürede inşa edilen şehir bugünün parası ile 19.5 milyar Dolar’a mal olur.

Brezilya’nın yeni başkenti Brasilia inşaat halinde iken

1964’te askeri darbe gören ülke bir süre yavaşlar ama sonrasında (1968-73) sanayi öncülüğünde yıllık %11.1 ortalama büyüme rakamlarına ulaşır. 1973 petrol şoku ile sallanan ekonomi, 1980’e kadar borç temelli büyüme gerçekleştirir. 1979’da ikinci petrol şoku ile dış ticarette ciddi sallanan Brezilya ekonomisi IMF’den yardım arar. Sonucunda devalüasyonlar, borçlanmalar ve hiç bitmeyen enflasyon sarmalının içinde kalır.

Bir çok hükümetin gelip gitmesine neden olan stagflasyon ve enflasyon, 1992 yılında yeni atanan ama maliye konusunda bir şey bilmeyen yeni maliye bakanının, Rio üniversitesinden ekonomist Edmar Bacha’yı çağırması ile değişir. 1993’te yıllık %2000 enflasyon gören ülkede her gün marketlerde rafçının fiyat değiştirmesinden önce ürünü kapıp kasaya gitmek için yarışan (günde 3-4 defa fiyat değişimi olan bir ekonomiden bahsediyoruz) halkın mevcut para birimi Cruzeiro’ya güveni kalmamıştı.

Okuldaki ilk yıllarından beri enflasyon üstüne çalışmış olan Bacha ve 3 arkadaşı, ekonominin dümenini ellerine alırlar. Kısaltması URV olan “Gerçek değer birimi” diye hayali bir para önerirler. Bu paranın ne madeni ne de kağıttan basılı bir şekli vardı, tamamen hayaliydi. Buna göre, piyasadaki her ürün veya hizmet bu birim ile fiyatlandırılacaktı.

Örneğin 10 Cruzerio fiyatı olan süt, 1 URV fiyatla satılacaktı ama 1 ay sonra Cruzerio cinsinden fiyatı 20 olsa bile yine 1 URV ile satılmaya devam edecekti. Yani enflasyon kendi içinde devam etse de URV bunu kendi değişimi ile göstermeyecekti. Her ay fiyatların aşırı değişmesine alışan halk URV cinsi fiyatların uzun süre aynı kalmasına ilk başlarda şaşırmışlar sonrasında ise günlük kullanımda iyice URV cinsi ile konuşmaya başlarlar. 1 Temmuz 1994 yılında ise halkın artık iyice alıştığı URV, hayali olmaktan çıkıp bugün Brezilya’nın para birimi olan Real olarak hayata başlar. O kadar etkili olur ki, halk ilk defa geleceğe dönük hesap kitap yapmaya bile başlar.

Brezilyanın geçek ve yeni parası: Real

1995’te %22’e ani düşen enflasyon bir sonraki sene ise tek rakamlı bir sayıya düşerek kroniklikten çıkar.

Bugünlerde %6 civarlarında dolanan yüksek enflasyon Brezilya’nın en büyük problemi olmaktan çıkar. Mali disiplin ile desteklenerek enflasyondan hayali bir paranın 4 aylık desteği ile kurtulan Brezilya, 2002 yılında İşçi partisinin liderliğinde ise ekonomik uçuşa geçmiş. Her petrol ülkesinde olduğu gibi yolsuzluk Brezilya’ya da uğrar. İşçi partili devlet başkanı Rousseff’in 5.3 milyar dolarlık Petrobras skandalı ile görevden alınması ile bu uçuş dönemi de şimdilik bitti. Her başarının ardından bir hüzün hikayesi de var sanırım. Ama hayalleri gerçekleştirmek güzel…