Ambargonun maliyeti kaç para?

2011 yılında yayınlanan bir makale ile KKTC’nin ithalat masrafları incelenmiş. Çalışmanın sonuçları ilginç. Örneğin, bir konteyner malın gümrük işlem maliyetlerini hesaplamışlar. Buna göre bir konteyner mal Gazi Mağusa limanında iken 100 TL’lik işlem masrafı oluyorsa, bunun 31 TL’si boşaltmaya, 19 TL’si gümrük komisyoncusuna, 14 TL’si gemi acentasına, 12 TL’si gümrük memurunun ek mesai, yemek ve ulaşım parasına gidiyormuş. Diğer maliyet olan gümrükleme için 2004 yılı rakamlarına göre, AB ve Türkiye menşeli malların CIF değeri üzerinden KDV hariç gümrükleme maliyeti %10-18 arası iken, AB dışı ülkelerden olunca %23-40 arasıymış.

Çalışmada bu rakamları şöyle özetlemişler: 100 TL değerindeki bir malınıza ortalama 3.75 TL işlem parası artı 15.34 TL gümrükleme parası (KDV hariç) veriyorsunuz. Güney Kıbrıs’ın Limasol limanında ise işlem maliyeti 2.26 TL’ye geliyormuş ve AB’den gelen mallara da zaten gümrük yok. Kısaca maliyetlerimiz başka ülkelere göre biraz yüksek diyorlar.

Ama çalışmanın en can alıcı noktası ise bana göre yurtdışından gelen gemilerin direkt KKTC limanları yerine Mersin üstünden gelmelerinin maliyetini hesaplayan kısmı, yani ambargonun maliyeti.

Araştırmacılar 20’lik konteynerin Mersin limanından KKTC’ye gelmesinin maliyetini 650 Dolar diye belirlemişler ve bunu kullanarak ülkeye gelen konteyner sayısı tahmini olan 18,527 ile çarpmışlar. Sonuçta ticari ambargonun direkt maliyeti olarak 2004 senesi için 12 milyon Dolar bulmuşlar. Aynı mantığı 2016 senesine uyarladığımda ise, 24 milyon Dolar çıkıyor. İthalat ile ilgili ağlamamız biraz komik gibi duruyor. Evet bu bir maliyet ama 1.520 milyar Dolarlık ithalat rakamının ancak küsuratı kadar. Zaten ithalat ile ilgili bir engelimizin olmadığı neredeyse her çeşit tüketim ürününe ulaşabilmemizden belli.

Bu konuda 2016-2018 KKTC-TC Ekonomik program raporu da var ve ithalatta konteyner maliyetini 589 Dolar olarak belirlemiş. Bu rakamı kullanırsak maliyet daha da aşağıya iniyor. İhracat yaparsanız ki ticari ambargoların diğer ayağını oluşturuyor, 748 Dolar konteyner maliyeti bulunuyor. 2016 yılı ihracatımız rakamımıza bakalım: 105 milyon Dolar. Bunu da basitçe şöyle bir hesap için kullanabiliriz. Her konteyner 15,000 Dolarlık mal içerse ihracatta konteynerlerin maliyetini yaklaşık 5 milyon dolar yapıyor. Yani ihracatın %6’sı kadar direkt taşımacılık maliyeti var. İhracatımızı 10 katına çıkarsak bile 50 milyon dolarlık taşımacılık maliyeti, küçük bir rakam.

Ambargonun direkt maliyetleri kısmında geriye direkt uçak seferleri kalıyor. Ambargo altındayken 2016 yılında otel ve benzeri yerlerde konaklayan turist sayısı 871 bin kişi. Bunun 250 bini Türkiye dışından gelen turistler. Gelen yolcu sayısı ise 1 milyon 577 bin kişi (KKTC vatandaşları hariç). Yabancı uyruklu üniversite öğrenci sayısı ise 80 bin. Kısaca neredeyse yaz-kış 80 bin diğer tip turistimiz var. Hatta bu tür ev kiralıyor, marketlerden alışveriş yapıyor, okullara tonla para veriyorlar. Belki emekli, eli sıkı İngiliz turistlerden bile iyi.

Biz “ambargolar! Ambargolar!” diye niye ağlıyoruz? Ekonomik olarak pek bir etkisi yok gibi. Tabi olmasa daha iyi, daha çok avantajımız olurdu. Geriye bizim kültürel-sosyal alanlardaki ambargolarımız kalıyor. Onları da sosyolog arkadaşlara bırakalım. Hepinize iyi haftalar…