Türk Lirasında ne oluyor?

Son zamanlarda herkesin gördüğü gibi Türk lirasında olumlu yönde gelişmeler yaşanıyor. Etraftan bu konuda çok soru almaya başlayınca bunun neden kaynaklandığını veya bu iyileşmenin devam edip etmeyeceği üzerine biraz araştırma yapmaya karar verdim. Öncelikle belirtmeliyim ki bu analiz kısa vadede gerçekleşen olayların Türk Lirası üzerinde kısa vadede yarattığı iyileşmeler üzerine olmalı. Çünkü iyileşme dediğimiz dönem son 1 yılda klasik ekonomide anlatılan arz-talep dengesi üzerinden incelenebilir.

Türk lirası son 1 yılda Dolara karşı %20 değer kaybetmiştir. Olumlu gelişme dediğimiz kısım ise 1 ay önceki zirvelerden bugüne %5 civarındaki Türk lirasındaki değer kazanımı sadece. Kısaca Türk lirası 1 sene önceki değerine ulaşması için bu kazancının 3 katı kadar değer daha kazanmalı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez bankası haftalık para verilerine bakalım. 28 Nisan 2017 verilerine göre tam bir sene önce Türkiye’de döviz mevduatları toplamı 193 milyar Dolar kadarmış. Bu rakam son bir senede sadece 4 milyar Dolar artmış. Şahısların döviz hesaplarında ise tam tersine 6 milyar Dolarlık bir azalma olmuş. Peki en çok kim stoklamış eskiye göre? Yurtiçi bankalar. Döviz mevduatlarını 3.9 milyar Dolardan 9.7 milyar Dolara çıkartmışlar. Bu ne demek? Halkın döviz cinsinden varlıkları azalırken, yerli bankalar ise artırmış.

Diğer yöne de bakalım. Ülke genelinde faizde tutulan döviz miktarı %20 artmış iken, vadesiz hesaplarda bulunan döviz miktarı ise %30 artmış. Bu şu demek: Türkiye’deki kurum ve insanlar piyasadan toplanan dövizi faize yatırmak yerine nakit tutmayı daha çok tercih etmiş. Ekonomideki para miktarı (M3) son 1 senede %20 artmış iken mevduattaki nakit döviz miktarının %30 artması talebi gösteriyor sanırım. Son 1 haftada en çok döviz alan kesim 2.4 milyar Dolar ile halk olurken, son 4 senede en çok döviz alınan hafta ise bu 28 Nisanın haftası olmuş.

Bu dövizin kaynağı neresi? Son 1 haftada yabancılar hisse senedi, borç senetlerine yatırım için 900 milyon Dolar getirmişler. Ama son 1 seneye bakarsak yabancıların hisse senedi, borç senedi olarak tuttuğu miktar yaklaşık 17 milyar Dolar azalmış. Turizm Türkiye’nin döviz kaynaklarından biri. Geçen seneye göre ilk 3 ayda geliri %17 azalmış (700 milyon dolarlık daha az kazanç).  2016 senesinde turizm gelirlerinde %30 kayıp yaşayan Türkiye, yeni yılda da kaybetmeye devam ediyor gibi.

 

Bu durum, içeriye direkt parayı yabancılardan başkası getiriyor demek sanırım. Bunun kaynakları Merkez bankasının döviz rezervleri ve yurtdışından alınan döviz cinsi krediler olabilir. Merkez bankası döviz rezervleri son 1 senede 10 milyar Dolar erimiş. Bir kısmı buradan gelmiş demek ki. Yurtdışından kredilere bakalım. Türkiye Cumhuriyeti’nin Şubat sonunda uzun vadeli borç miktarı 203 milyar dolar, kısa vadeli borçları ise 15.2 milyar Dolar. Önümüzdeki 3 ay boyunca 13.1 milyar Dolarlık borç ödemesi gereken bir Hazine de elbette döviz talebi yaratacak. Bu tip borçlanmalarda Dolar cinsinden borç faizi ne yazık ki %7 civarında. Bu büyük bir faiz oranı ve gelecekteki borçlanmalarda ağır yük getirecektir.

Buraya kadar yazdıklarımızı özetlersek Türkiye’de döviz arzı azalıyor gibi, bunun dışında dövize olan talep ise artıyor. Özellikle son zamanlarda halktan talep artmış. Bu işlerin dengede gitmesi halinde Türk lirası değer kaybını önleyebilir. Gitmemesi halinde döviz cinsi borçlu olmamakta fayda var sanırım. İyi haftalar…