5000 yıl önce faiz neydi?

M.Ö 2402 yılında Lagaş Kralı Enmetena, rakibi Umma kralının Lagaş’lılara ait bir araziyi uzun süredir işgal altında tutması neticesinde öfke ile şöyle bir bildiri yayınlar: “Eğer biri hesaplarsa bu arazinin kira bedelini ve bir de ödenmeyen kiraların birleşik faizini görülecektir ki Umma’lılar, Lagaş’lılara 4.5 trilyon litre arpa borçludur”. Savaş başlatmak için bunu bir neden olarak kullanan kral, savaşla arazisini geri alır. Belgenin en önemli özelliği ise belki de tarihteki ilk faiz, bileşik faizin uygulamasının ispatıdır. Yine o döneme ait bir belgede ise aynı kralın bu savaştan 2 sene sonra genel borç affı ilan ettiğini ve bütün borçları sildiğini yazar. Bu da tarihteki kayda geçmiş ilk genel borç affıdır. Babil’in meşhur kralı Hammurabi M.Ö. 1761 yılında her baharda yapıldığı gibi bütün borçları sildiğinde “Güçlü zayıfı ezmemeli” diye de vurgulamıştı.

Borç ve faiz neredeyse birbirinin ayrılmazı gibi olmuştur. Eski çağlar incelendiğinde görülecektir ki bazı medeniyetlerde borç kavramı yokken, bazılarında faiz uygulanmamıştır (Mısır medeniyetinde faiz hiç olmamıştır). Bazıları ise borç ve faizleri yüzünden isyanlar görmüştür. Mezopotamya’da krallar binlerce yıl boyunca huzursuzluklar arttığı zamanlarda halkı sakinleştirmek için genel borç afları çıkarmıştırlar.

Peki faiz oranları ne idi? diye bakalım. Hammurabi kanunlarında faiz oranı %33 ile sınırlandırılmıştı. Yunan Sokrates zamanı faizler savaş zamanı %30, barış zamanı %22.5 civarı idi. Büyük Konstantin zamanı faiz %12.5 iken Bizans imparatoru Justinian faizleri bankalar için %8, şahıslar için %6, devlet için %4 olmasını ve bileşik faizin ana parayı geçemeyeceğini kanuna bağlar. Din liderleri ise çeşitli vesileler ile faizin günah olduğunu, zayıfın güçlü tarafından sömürüldüğünü bildirip faizden kaçınılmayı salık verirlerdi. Faiz, İslam’da yasaklanırken, Hristiyanlıkta ise çeşitli kanuni denemeler ile engellenmeye çalışılmıştı.  Magna Carta’da bile Yahudilerden alınan borç için (Hristiyanlıkta yasaktı) faiz iptali ve sınırlamalar getirilmişti.

Son 1000 yılda uzun dönemli faizler Dünya’da ortalama olarak %10’un altında seyretmiş. 1970’lerde Dolar/Altın denkliğinin bitmesi ile faizler %15 civarlarına kadar fırlar. Sonrasında ise günümüze kadar %5’in altına iniyor. Bütün tarih boyunca borç ve faizler yaşamın bir parçası olmuş. Eskisine göre faizlerin düşmesini akademisyenler borçta olan risklerin eski çağlara göre azalmasından kaynaklandığını, bilinmezliklerin azaldığını ve borçlanma kanallarının çoğalmasını sebep olarak gösteriyorlar.

Tarihi borç faiz verileri

Ülkemizde durum ne? Kredi faizlerimiz TL için %17 civarında (masraf ve komisyon hariç), mevduat faizlerimiz ise benim bulabildiğim en yüksek %10 civarında. Bileşik faiz alımında ise sınır yok.

Hepsini bir araya koyup özetlersek şunları yazabiliriz: Antik çağlarda bilinmezlikler, savaşlar ve günümüze göre çok kısa sayılabilecek yaşam beklentisi, borç verenin risk algısından dolayı faizleri yukarılarda tutmuş. Sermaye sahipleri ise zamanla çalışıp yatırım yapmak yerine, bundan geçinir hale gelmiş. Halk borç yükü altında iken bir de faizi için çalışıp ödemeye gücü yetmediğinde krallar, din liderleri devreye girip bu sisteme son vermeye çalışmışlar.

Günümüzde batı dünyasında faizler çok aşağılara indi. Resmen bankada para tutana ceza kesiyorlar. Kredilerde ise görece düşük faizler bol borçlanıp ev, araba ve arsa yatırımlarını fırlatmış. Düşük faizle kredi alıp yüksek faizli ülkelere para transferlerini artırmış. Oralardan topladıklarını da kendi ülkelerine getirip üst kesimin daha da zengin olmasını, alt kesimin ise bu imkanlara ulaşıp kazanamamasından dolayı daha da görece fakirleşmesine neden olmuş. Biz ise hala 5000 yıl önceki faiz oranları ile yaşıyoruz.