Orta sınıf kimdir, nasıl yaşar, ne yapar?

Neo-Liberal görüşün nerdeyse sloganı olan “sıkı çalış, ilerle” ile günümüzde çalışan kesime biraz motivasyon, biraz da başarısızlıklarına neden sağlamış gibi görünüyor. Eğer bir kişi, kendince çok çalıştığı halde başarısız ise çok çalışmamış veya yanlış çalışmış demek. Bu başarısızlığın neticesi ise bulunduğu sosyal statüdeki yerine çakılmak veya daha kötüsü, daha gerilere düşmektir. Alınacak üst düzey bir üniversite diplomasının ise başarıya giden yol olarak lansmanı da bu nedenledir. Halbuki 1996-2016 arası dünyanın en zenginlerinin eğitimi incelediğinde %14’ünün okul bitirmediğini, doktoralı milyarderlerin ise listenin sadece %7’sini oluşturduğunu görebiliriz.

Bizim zenginlerimiz yerine çalışan kesimi tanıyalım bu hafta. 2016 yılında ülkede çalışan kişi sayısı DPÖ rakamlarına göre 118,387 kişi iken bunun 32,236 kişisi kamudaymış. Her çalışan beş kişiden dördü ise hizmetler sektöründe çalışıyor (üretim dışı). Gelirlere bakalım. Sosyal sigortalara prim yatıran 93,260 kişi ve bu prim yatırımlarında beyan ettikleri gelir, ortalama 2,911 TL. Sigortalılar, kayıtlara göre asgari ücretin yaklaşık 1.5 katı kadar kazanıyormuş. Yaşlılık aylığı alan 25,922 kişi varmış ve gelirleri 2,441 TL imiş. 2015 yılı bütçe anketinde ise ortalama hanehalkı geliri aylığa vurulduğunda 4,670 TL’ye denk geliyor. Aynı ankete göre maaş geliri, en çok kazanılan gelir türüymüş (%57.6).

2016 itibari ile ülkede en çok bulunan araç markası Renault iken, ikinci sırada ise Mercedes var. Toplanan verginin en büyük kısmını elbette orta sınıf sağlıyor. Ne kadar kalabalığız? 2016 başında 125,000 civarında konut varken resmi nüfus rakamımız 335,000 kişi civarında. Bu arada 2011’deki sayıma göre her evde yaklaşık 3 kişi yaşıyormuştu.
Bütün bunları niye yazdım? Bizim orta sınıf acaba kimdir, nasıl bir hanehalkı bizim orta sınıfı temsil eder? diye biraz beyin cimnastiği yapalım istedim. Orta sınıfın önemini ne? Genelde, toplumlarda en kalabalık sınıf, orta sınıf olur. Bu yüzden bir ülkedeki seçim sonuçlarında bu sınıfın ciddi bir ağırlığı ve neredeyse sonuç belirleyici özelliği olur. Hazır seçim arifesinde iken bu sınıfı daha yakından tanıyalım istiyorum.

Yukarıda yazılanlara göre ve biraz da elimdeki diğer verilere dayanarak şöyle hayali bir orta sınıf aile hayal edebiliriz sanırım. Anne babanın hizmetler sektöründe çalıştığı (devlette çalışma ihtimalinin artık daha az olması ve ithalata dayalı bir ülke olmamızdan birinin ithalatçı bir firmada çalıştığını düşünebiliriz), evde bir veya iki arabanın olduğunu ve bunlardan en az birinin Japon marka bir araba veya Mercedes olduğunu, ailenin tek veya iki çocuğu olduğunu varsayabiliriz. Evlerinin kendilerine ait olduğunu veya ipotek altında hala bankaya borç ödediklerini, kredi kartı sahibi olduklarını, market ve yakıt giderlerinin harcamalarının büyük kısmını oluşturduğunu ve işyerlerinin evlerinin dibinde olmadığını (mesai öncesi trafikteki yoğunluktan belli sanırım) düşünebiliriz mesela.

Böyle bir ailenin sizce beklentisi ne olur seçimlerde? En çok ne vaat edilmesini ister siyasilerden? Bence bu tip aile için en öncelikli konular maaşını her ay alabilmesi, maaşında artışın olabilmesi, borcunu taksitini, çocuğu özel okuldaysa okul harcını ödeyebilmesidir. Sonra markete gittiğinde, bir ürün beğendiğinde fiyatı sürekli artmamalı. İşini kaybetme korkusu yaşamamalı. İşyerine gidip gelirken işe geç kalmayı, çok yakıt harcamayı istemezdir. Haftada bir dışarıda yemeğe veya eğlenceye, yazları ise bir tatile gidebilmeyi istemektedir. Emekliliğinde iyi bir arabası, bir miktar parası, çocuğunun masrafları için kirada bir dairesi olmasını bekliyordur belki de. Bunu sağlayabilen parti seçimleri zaten önde bitirir.