Liberal Ekonomi ve Şirketler

Kasım ayı başında Türkiye’de bankacılık sektörünün ilk 9 aylık karları açıklandı. Geçen senenin aynı dönemine göre bankaların karı %28.6 artarak 37 milyar 180 milyon TL’ye çıkmış. Kısaca Türkiye’nin nüfusuna bu miktarı eşit olarak dağıtmak isteseydik 465 TL girecekti herkesin cebine sadece 9 ay içinde. Aynı dönem şirket faaliyet karlarına bakalım. En büyük holdingleri incelersek Koç Holding geçen seneye göre karlılığını %57 artırmış. Sabancı Holding %52 artırmış. Türkiye’nin en büyük şirketi TÜPRAŞ %114 artırmış. Bizim de tanıdığımız AKSA enerji %68 artırmış. Örneğin TEKFEN holding %2,108 artırarak rekor kırmış.

Yurtdışındaki duruma bakalım. Firmaların normalde üçüncü çeyrek (ilk 9 aylık) karları düşük gelirken bu sefer beklenenden daha iyi rakamlar görülmüş. S&P 500 firmalarının kazançları geçen seneye göre %9 artmış. Bu dönemde ABD’de enflasyon %2.2. MSCI Avrupa şirketlerinin kazançları ise %9.8 artmış. Sene sonu beklenen kazançları ise %12.4 ve MSCI ABD endeksinin %9.8’lik beklentisini 2003’ten beri ilk defa geçecek.

Bütün bunlar, işlerin şirketler açısından tıkırında olduğunu gösteriyordur. Yani her şey güzel. Peki biz sıradan insanlar için işler nasıl gidiyor? ABD’de son bir yıldaki maaş artışı %3.2 olmuş. Avrupa birliğindeki 2017’nin ilk 9 ayı için beklenti ise %1.88 olması. Maaşlara yansımamış kısaca. Bizde şirketlerin gelirlerini içeren vergi beyannameleri tablosunu ne yazık ki senenin sonuna gelmemize rağmen 2016 için bile bulamıyoruz. Maaşlardaki gelişimi ise gelecek senenin ortasına doğru, 2017 işgücü anketinin sonuçlarından öğrenebileceğiz.

Eu Wage Growth

Us Wage Growth

Adam Smith’in öncülüğünde başlayan neo-klasik ekonomi 1929 “Büyük buhran” döneminde yıkılmıştı. Yıkımın ardından devletsiz bu işler olmaz diyen Keynes’in öncülüğünde Keynesci ekonomi (devlet liderliğinde ekonomik büyüme) modeline geçilir. 1948’de ABD’nin 5 milyar dolarlık kurtarma paketi olan Marshall planının etkisi ile bu teori 1970’lere kadar batı ülkelerinde büyük ekonomik gelişmelere neden olmuştu.  1970’lere gelindiğinde yaşanan enerji krizi ile stagflasyonun sebebi olarak Keynes ekonomisi gösterilir. Hemen yeni teorilerden neo-liberalizm dalgası devreye girer. Buna göre devletin getirdiği piyasa düzenlemelerinin kaldırılmasını isteyen, devletin ekonomide engel teşkil ettiğini, küresel ticaretin yılmaz savunuculuğu rolü gibi konuları kendine benimseyen bu model, günümüze kadar biraz sallanarak da olsa gelir.

Artık faydaları kuşku duyulur hale gelen neo-liberalizm, aslında esas parlamasını Bill Clinton ve Tony Blair’in başlattığı küreselleşme furyasında yaşamıştır. Yayılmacılığın, serbest ticaretin faydalarını öven, devleti üvey evlat olarak gören bir sistem. Bu politikaları çocuklara bile sunabilmek için Hayek’in “Köleliğe yol” adlı neo-liberalizm destekçisi kitabının çizgi romana adapte edilmesinin sponsoru, o zamanın en büyük ABD şirketlerinden General Motors’un yapması desteğin nereden olduğunu gösteriyordur. Yazın IMF tarafından yayınlanan rapor, Neoliberalizmin faydalarını sorguluyordu.

Peki noldu da IMF bile hafiften çark etmeye başlamış? Bu politikaların etkisi bütün dünyada yaşanan gelir adaletsizliğinden görülüyor. Örneğin 2010 yılında dünyanın en zengin 388 kişisinin geliri, dünyadaki 3.5 milyar insanın gelirine eşitti. 2016’ya geldiğimizde ise sadece 62 milyarderin geliri 3.5 milyar kişinin gelirine denk olur hale gelmiş. Dünyadaki zenginlerin %50’si bütün dünyadaki zenginliğin %99’unu elinde tutuyor. 2008 krizinde dev bankalar ve şirketler batmasın diye devletin kapısını çalanlar. Bu kurtarılmanın maliyeti 2013 yılına gelindiğinde, sadece ABD için 22 trilyon dolar.

 

Bütün bunları alt alta koyduğumuzda karşımıza inanılmaz bir manzara çıkıyor. Krizi yaratan büyük şirketler cezalandırılacakları yerde üstüne zengin olarak çıkmışlar. Sebebi ise işgüzar politikacılar. Ortada kellesini ortaya koymayan siyasilerin sıradan halka maliyetine bakın. Dünyada yaşayan her insana bir bedeli olmuş.

 

Dünya türev piyasalarındaki büyük bankaların riske attığı miktar: 228.72 Trilyon DOlar (c) http://Demonocracy.info