Bir kavanoz kumdan adalet

Bazen hiç bilinmedik bir kaynaktan daha önce duymadığımız, hiç düşünmediğimiz şeyler öğrenebiliyoruz. Mesela bir bilgisayar ve yapay zeka uzmanından ekonomi üstüne hiçbir ekonomistin düşünmediği bir şeyi öğrenmek gibi. Konumuzun kahramanı Ian Wrigth adlı bir İngiliz bilgisayarcı. İngiltere’de gelir adaletsizliği üzerine Ekim ayında yayınlanan bilimsel bir araştırmanın sonuçları üzerine yaptığı eleştiri bence çok yerinde tespitler içeriyor. Raporun tipik bir merkeziyetçi zihniyete ait sonuçları olduğunu iddia eden Wright, raporu yazanların tespitlerini şöyle sıralıyor: 1- Ev sahipliği oranı gittikçe azalıyor, 2-Sermaye eşit sahiplikte değil ve karlar eşit dağıtılmıyor 3- Hükümetler zengine daha az vergi alırken, fakire daha çok vergi yansıtıyor 4- Maaşlar çok düşük ve insanlar para biriktiremiyor 5- Otomatikleşme yüzünden emeğe talep azaldı. Wright bunların sebep olmadığını sadece artan gelir dağılımı eşitsizliğinin işaretleri olduğunu söylüyor. Bence de haklı. Bütün bunlar gözleme dayalı tespitler.

Wright, tipik bir algoritma geliştiricinin yapacağı gibi sorunun paydaşlarını belirlemeye başlıyor. Bir ekonominin çok büyük sayıda insanın birbiri arasındaki ilişkiler içerdiğini, bu ilişkilerin rastgele davranışlar içerebildiğini ve bu yüzden çok anarşik bir yapı olduğunu düşünmüş. Şöyle bir örnek verelim. Bir kavanoz kumu elimizde tuttuğumuzu düşünelim. Bu kavanozu şiddetli bir şekilde salladığımızı ve içindeki her kum tanesinin hızını ölçtüğümüzü varsayalım. Elde edeceğimiz sonuçta çoğu kum tanesinin hızının çok yavaş olduğunu, çok az sayıda kum tanesinin hızının ise bayağı hızlı olduğu görülecektir. Tekrar salladığımızda bu sefer belki yavaş olanlardan bazıları çok hızlı olurken çok hızlılar belki yavaşların arasına katılacaktır ama sonuçlar tek bir kum tanesi için değişse de genel için yine aynı şekilde olacak ve sadece bazı kum taneleri çok hızlı olacaktır.

Bunun nedeni olarak sallanma neticesinde kum tanelerinin birbiri ile çarpışmasının bu sonuca neden olduğunu görebiliriz. Bazıları ilk başta hızlansa da başka bir tanecik ile kafa kafaya çarpıştığında hız kaybedecektir. Bazı şanslı tanecikler ise hiç çarpışmadıklarından veya sadece arkadan çarpıldıkları için hızları daha da artacaktır ve en hızlı hale gelecektir.

Piyasanın da aynen böyle çalıştığını düşünen Wright, sisteme verilen enerji olan paranın, insanların alışverişleri neticesinde elden ele geçeceğini çoğu insanın elinde az veya hiç kalırken çok az sayıda kişinin elinde ise çok miktarda olabileceğini ima ediyor. Bir bilgisayar simülasyonu ile neredeyse gerçek hayatta görülen durumu da elde etmiş. Tamamen aynı özelliklerde ve eşit sermaye ile simülasyona başlayan kişilerin simülasyon sonunda tamamen zıt zenginliklerde biri çok fakir biri çok zengin olabildiğini gören Wright, gelir adaletsizliğinin kimlerinin başarılı olması bazılarının ise yeteneksizliklerinden dolayı fakir kaldığını düşünmüyor.

Sermaye sahibi, çalışan ve İşsiz

Örneğin simülasyon sonucunda bu hayata eşit başlayanlardan %71.2’si işçi/maaşlı statüye geçiyor, %16.6’sı işsiz ve geri kalan %12.3 ise sermaye zengini oluyor.

Şirketlerin büyümesi ile ilgili tahminlerini başka sefer inceleriz. Gelir dağılımında eşitsizlik için yapılan analiz sonucunda ise maaşlılar arasında da gelir bakımından büyük farklar oluşsa da sermaye karları bakımından oluşan süper farkların yanında çok önemsiz kaldığını bulmuş. Kısaca maaş yüzünden gelir adaletsizliği o kadar büyük bir sorun değil, esas sorun firmaların veya şahısların karlılıkları arasındaki uçurum diyor. Wright çalışmasını şu şekilde sonuçlandırıyor: Ekonomideki gelir adaletsizliğinin esas nedeni kapitalizmin temel sosyal mimarisidir. Kısaca oyunun kuralı gereği kaçınılmaz ve zorunlu bir durum. Hangi kum tanesi olacağınız ise biraz şansa, biraz da size arkadan destek verecek başka kum tanelerine bağlı gibi.