Tüketim ve Psikoloji

Thorstein Veblen, 1899 yılında yazdığı “Keyif sınıfı teorisi” adlı kitabında ikinci sanayi devrimi sonrası sermaye kazanımı sayesinde “Yeni zengin (Nouveau Riche)” olan kişilerin davranış ve karakterlerini inceler. Bu yeni zengin kesimdeki kadın ve erkeklerin, toplum içindeki sosyal gücü ve prestijini göstermek için “ ön plana çıkışçı tüketim ” ismini verdiği aşırı lüks ve prestijli mallarını, toplumun geri kalan bireylerinin deyim yerindeyse gözünün içine sokmalarını teori haline getirir. Veblen’e göre bu davranış, sosyal statü kazanmaya veya olanı korumaya yönelik bir davranış şekliydi.
Veblen malları” denen ürünler ise alıştığımız bütün teorilerin tersine olarak fiyatları arttıkça talep miktarı da artan ürünlerdir. Örneğin lüks arabalar, evler, şaraplar, ziynet eşyaları gibi. 1990’larda örneğin bir kıyafet mağazası, o dönemlerde moda olan bir kot pantolon modelini sadece fiyatını arttırarak daha çok satmayı başarmış.

Veblen mal örneği: Fiyatı artırıldığı için çok satmaya başlayan Chivas regal viski

Geoffrey Miller, İsrailli biyolog Amotz Zahavi 1975 yılında “hayvanlar eş seçiminde niye daha üstün, daha gösterişli olanı seçtiği konusunda geliştirdiği handikap teorisini Veblen’in teorisi ile birleştirir. Miller, insanların daha lüks, gösterişli hatta satın alınması için çok çok yüksek bedeller ödenmesi gereken ürünlere para harcamasını o üründen elde edeceği faydadan çok, karşı cinse diğer hemcinslerinden daha üstün olduğunu, daha çok onu hak ettiğini göstermeye çalıştığını anlatır.
Mesela önceki yazımda da bahsettiğim, Leonardo Da Vinci’nin orijinal olup olmadığı bile belli olmayan bir tablosunu açık artırmada 19 dakikalık rekabet sonunda bir kişinin 450 milyon dolara satın alması gibi. Bu tablonun 1950’lerde 45 sterline satın alındığını da not olarak düşelim.
Lüks tüketimin sadece karşı cinse statü ve gücünü göstermek amaçlı yapıldığını düşünmek biraz basit bir düşünce gibi görünebilir. Örneğin Evrimsel psikolog Gad Saad, yaptığı bir deneyde genç erkeklere bir Porsche, bir de döküntü Volvo marka bir arabayı iki caddede kullanmaları için verir. Caddelerden biri popüler kalabalık, herkesin geçtiği bir yer iken, diğeri boş ve uzak bir yerdeymiş. Porsche kullananlar Volvo kullananlara göre test sonunda erkeklik hormonu olan testosteron hormonunu daha çok salgılamışlar. Aynı Porsche kullanıcıları arasında da kalabalık cadde ve boş caddede kullanıma göre de ciddi hormon salgısı farkı çıkmış. Sizce hangi caddede testosteron salgısı daha çok olmuştur? Elbette kalabalık caddede ve çok büyük miktarda fark bulmuş Saad.

Gad Saad ve tüketim

Bütün bunların özeti tüketimde niye ihtiyacımıza göre değil de statü verecek tüketimi tercih eder hale geldiğimizi anlatıyor bana göre. Maddi gücü olmayan insanların, zengine karşı rekabet edebileceği nitelikler dürüstlük, samimiyet, büyük sevgi, onur, güzellik, yakışıklılık ve belki de biraz kas gücü veya seksapellik kalmıştır. Kısaca para ile alınamayacak şeyler.
2007 finans krizi sonrası, krizin esas nedeni olan hırs ve aç gözlülük ile karşılığı olmayan senetleri piyasaya süren bankalar krizden çıkış için batı devletlerini para basıp kendilerine vermeleri istemişlerdi. Eğer hükümet bu paraları basıp vermezse bankaların batacağını, herkesin parasının uçacağını, işsizliğin tavan edeceği tehdidinde bulunan bankalar, istediklerini fazlası ile alırlar. Bugün bile merkez bankaları para basıp özelin elindeki borç senetlerini satın almaya devam ediyor. Böylece karşılıksız senetlere para vermiş oldular. Sadece ABD, AB ve Japon merkez bankalarının bilanço miktarı 2007’de 3.5 trilyon dolardan günümüzde 14.3 trilyon dolara çıktı. Bu kadar para elbette herkese düşmedi, sadece ona yakın olanlara düşmüştür. On yılda 11 trilyon dolar daha zengin olanlara karşı elinizdeki onur, sevgi, yakışıklılık, güzellik rakibinize göre ne kadar artmıştır sizce? İyi haftalar

3 büyük merkez bankası ve bilançoları