Halka karşı

Malumunuzdur ki her geçen gün yeni bir zam haberi ile karşı karşıya kalıyoruz. Yokuş aşağı giden bir kar topu gibi çığ şekline dönüşmüş zamlar. Tüp gaza yapılan fiyat artış %40 civarı ile bu senenin bir defada yapılan en büyük zammı olması yanında şimdilik kıyısından dönülen bir elektrik zammı tehlikesi de bulunuyor. Zamdan nasıl kurtulduğumuz konusunda bazı ilginç görüşlerim var. Onları yazmadan önce biraz bazı konuları açalım. Elektrik ve KIBTEK uzun zamandır benim için araştırma konusu olmuş iki konudur.

Geçen haftalarda yayınlanan KIBTEK mali raporları ile biraz derinlemesine inceleme fırsatı buldum. Mali raporlarında dikkatimi çeken şeyler: 1996-2006 arası kurum hiç vergi vermemiş en azından 2010 senesi mali raporuna göre.

1996 yılı kurumun ilk defa güneyden elektrik almaya ihtiyaç duymadan elektrik üremeye geçtiği zamandır. Öncesinde Güney Kıbrıstan alınan ve halka fatura edilen yaklaşık 2 milyar Euro değerindeki elektrik güney Kıbrısa hiç geri ödenmemiş ki hala Güneyden gelen bir elektrik var. Bu paraların ne olduğuna dair herhangi bir bilgi yok mali raporda.

Bizim paralar uçtu mu? Elbette hayır! Olur mu öyle şey. Bunların geri ödenmesi için herhangi bir karşılık da ayrılmadığı mali raporlarda her sene yazıyor.

2013 senesine geldiğimizde mali rapordan öğreniyoruz ki belediyelerin KIBTEK’e ödemediği sokak ışıklarına ait borcun, halkın faturalarına maktu ücret diye 5.5 TL fazladan eklendiğini görüyoruz (KKTC ombudsman raporundan).

Çifte ödemiş olmuyor mu halk? Yok canım bize öyle gelmiştir.
2017 senesine geldiğimizde raporda öğreniyoruz ki devlete geçmiş senelerden 200 milyon TL’lik vergi borcu var ve toplam vergi borcu 335 milyon TL’ye ulaşmış. 109 milyon TL de maliye bakanlığına bir borç bulunmakta fazladan. 60 milyon TL bankalara, ticari satıcılara da 85 milyon TL borcu bulunmakta kurumun. Alacakları 561 milyon TL ama bunun 372 milyon TL’si şüpheli alacak durumunda, yani bana göre batık.

2017 KIBTEK mali raporundan

Gelelim elektrik zammı nasıl önlenmiş kısmındaki ilginç düşünceme. KIBTEK’in 11 Ekim 2018 tarihli yeni elektrik tarife fiyatları listesine baktığınızda sanki hiçbir şey değişmemiş bütün fiyatlar aynı kalmış gibi görünüyor. Ama listenin en sonuna baktığınızda Devlet kurumlarından alınan tarife ücreti 1.29 TL/KwSaat’den 19.41 TL/KwSaate çıkarılmış. %1494 fiyat artışı yapmış kurum devletten alacağı her KwSlık elektriğe.

Böylece bu senenin tek seferde yapılan en büyük zammının aslında burada olduğunu görüyoruz. Eminim “aman bana ne! biz ödeyeceğimize devlet ödesin” diyebilirsiniz. 2017 yılında devletin tüketimine baktığımızda aylık tüketimine göre devlet bundan sonra her ay yaklaşık 75 milyon TL elektrik faturasına maruz kalacak. Aylık 5 milyon TL’lik fatura yerine 70 milyon TL her ay fazla ödemesi gerekiyor devletin.

11 Ekim 2018 tarihli gizli elektrik zammı

Unutmayın devletin parası hepimizden topladığı vergilerdir. Süte zam, benzine zam veya vergilere yapılan her zam aslında devletin gelirlerini artırmak içindir. Bu durumda sütten, benzinden, gümrüklerden toplanan vergiler KIBTEK’in kasasına gitmiş olmuyor mu? Ama KIBTEK görüldüğü üzere vergilerini de ödemede isteksiz, üstelik bunları devlet adına bizden topluyor (KDV). Elektriğe zam gelmedi ama herşeye zam gelmiş. KIBTEK’in bu yolla toplayacağı para sadece 8 ayda bir senede fiyat istikrar fonunda toplanan bütün paraya eşit.

KIBTEK diyecektir ki benim de devletten alacağım var. Galiba 200 milyon TL gibi birşeymiş. Hepsini ödeyen vatandaş sonuçta. Her iki tarafında finansörü vatandaş değil mi?

Bu zam furyasında devlet feragat etse KDV’den ve vatandaş daha az elektrik faturası ödese olmaz mıydı?