Akaryakıt fiyatları

Eminim birçok kişinin aylık harcamasında enbüyük tek kalem gideri benzin/mazot masrafıdır. Hatta ödediğiniz elektriğinfiyatının da bunlara bağlı olması aslında ne kadar önemli bir konu olduğunugöstermektedir. Benim de uzun süredir akaryakıt fiyatının nasıl belirlendiğikonusunda merağım vardı. Biraz araştırma yaptım. Yasal mevzuatın “2001 Petrol Ürünleri Fiyatılandırma Esaslarını Düzenleyen Tüzük” olduğunu öğreniyoruz. Bu tüzükte petrol fiyatı için kullanılan rakamların nereden elde edildiği ve nasıl hesaplandığı ile ilgili bilgiler bulunmakta.

Örneğin 95 oktan benzinin fiyatının Platts European market scan’dan alınan “Premium unleaded 10 ppm” ürününün FOB ortalama fiyatına, sigorta ve navlun eklendikten sonra o günkü merkez bankası dolar satış kuru ile çarpılması ithalat fiyatını belirliyor. Bunun üzerine sabit yani akaryakıt mal oluş fiyatı ile değişmeyecek şekilde nakliye bedeli, Turizm teşvik fonu payı, fire masraf karı (diğer adı ithalatçı dağıtım payı), gümrük vergisi dışında fiyata göre değişen rıhtım harcı, belediye tartı ücreti, fiyat istikrar fonu, bayi karı ve kdv eklenir.

Yani sırf ithal maliyeti dışında 9 tür masraf daha eklenerek biz tüketicilerden alınan 95 oktan benzin istasyonu satış fiyatına ulaşılır. Aralık 2013’te eski maliye bakanının ayrıntılı olarak basında çıkan bir bildirisinden elde ettiğimiz bilgilere göre o zamanki her 1 litre 95 oktan benzin için CIF(ithal maliyeti) fiyatı 158 kuruş, nakliye bedeli 14.6 kuruş, rıhtım harcı 3.46 kuruş, belediye tartı ücreti 2.53 kuruş, turizm teşvik fonu 1 kuruş, FİF 103 kuruş, fire masraf karı 10 kuruş, gümrük vergisi 3 kuruş, bayi karı 27 kuruş ve KDV 31 kuruşmuştu. Böylece 95 oktan benzinin satış fiyatı 3.41 TL/litre oluyordu. O zamanki CIF fiyatının 947 dolar olduğunu ve bugünlerde dolar cinsinden neredeyse %50 daha pahalı olduğunu (bugünlerde fiyat yaklaşık 600 dolar) hatırlatmak isterim.

Bu seneki son fiyata baktığımızda akaryakıtın maliyetlerinden olan CIF maliyeti 329 kuruşa ulaşmış. Kısaca Aralık 2013’ten 1 Kasım 2018’e akaryakıtın ithal maliyeti litre başına 171 kuruş artmış. Eğer diğer bütün maliyetler olan vergiler/harçlar ve kar payları sabit kalsaydı kısaca 95 oktan benzinin 1 Kasım’daki satış fiyatı 5.12 TL olacaktı ama gün itibariyle 5.61 TL’ye satılıyor. Burada değişken maliyetler diye daha önce yazdıklarımızda değişiklikler olmuş diyebiliriz.

Bir bakalım hangisi ne kadar artmış? Kendi yaptığım hesaplara göre rıhtım harcı o güne göre 3.76 kuruş artmış, belediye tartı ücreti 2.74 kuruş artmış, KDV 20 kuruş artarken Fiyat istikrar fonu 8.22 kuruş azalmış. İlginç kısımlar ise ithalatçı şirket dağıtım payının 2 kuruş ve bayi karının ise 27.64 kuruş artmasını görmemiz. Bu ikisi 2013 yılında sabit görünüyorlardı. Peki ne oldu da artmışlar? Resmi gazeteden öğreniyoruz ki 31 Ekim 2018’de çok uzun yıllardır 10 kuruş olan ithalatçı şirket dağıtım payı 12 kuruşa çıkarılmış. Bayi karı 14 Mart 2014’e kadar sabit iken ithalatçının bayiye satış fiyatının önce %9.5’ine, 29 Nisan 2014’te %9.75’ine, 14 Ağustos 2014’te %10’una yine aynı senenin Aralık ayında %11’ine, Ocak 2016’da %11.5’ine ve en son olarak 31 Ekimde %12’sine çıkarılmış.

Bütün bunları üst üste koyunca karşımıza Aralık 2013’e göre yaklaşık 50 kuruş daha pahalı olan akaryakıt fiyatına ulaşıyoruz.Akaryakıtın önemini yazının başında az çok bahsetmiştim. Ama daha önemli ve çok konuşulmayan bir yönü de döviz artışlarından daha çok enflasyonu tetikleme özelliğine sahip olmasıdır.

Enerji ile yapılan her iş ona bağlı unutmayalım.Herkese iyi haftalar.