Enflasyon şoku kronolojisi

17 Ocak 1994 Milliyet gazetesi ön sayfa manşet: “Memurun dayak yediği Ankarada kimileri porsiyonu 1.5 milyona altın kaplı ıstakoz yiyor…Altın İsviçreden”.

2 Nisan 1994 Milliyet gazetesi Ekonomi sayfası “Birkaç gün içinde KİT zamları açıklanacağı beklentisi, tüketim maddeleri piyasasını durma noktasına getirdi. Piyasalarda vadeli satışlar peşine dönerek bir şok yarattı, paranın dövize kayması nedeniyle ödeme sıkıntısı giderek yayıldı. Toptancı, perakendeci ve tüketiciler şeker, çay, yağ, sigara ve içki gibi ürünleri stoklama devam ediyor”. O günkü gazetenin birinci sayfasında manşette “Ankara tıkandı” haberi ile iktidardaki iki partili koalisyon hükumetinin dağılmak üzere olduğu haberi bulunuyordu.

3 Nisan 1994 Milliyet Ekonomi sayfası “Hükumet emlak ve taşıt sahiplerinden bir defaya mahsus ek vergi alacak…Memurlar ücretlerinin dondurulması konusunda anlaşmadılar ama memurlar en iyi ihtimalle enflasyonun altında zam alacak”.

Milliyet gazetesi 06 Nisan 1994 manşeti (c)Milliyet.com.tr

6 Nisan 1994 tüm gazetelerde 5 Nisan şok kararlarının etkisi ile ilgili haberler bulunuyor. Dolar 33 bin TL’ye, Alman markı 20,000 TL’ye çıkmış. Süper benzinin fiyatı 9.46 TL’den 17.18’ye fırlamış. Yeni rakı 60,000 TL’den 115,000 TL’ye, Rothmans sigara 21,000 TL’den 40,000 TL’ye, şeker 9800 TL’den 14,700 TL’ye,THY içhat biletleri ise %50 civarında bir gecede artmış. Yılbaşında dolar cinsinden asgari ücret 108 dolar iken bu artış ile 48 dolara düşmüş. Günlük asgari ücretin neredeyse 1 paket Marlboro sigaraya eşit olduğu da haberlerde verilmiş.

Hükumetin kamu çalışanlarına maaş artışı 1994 başında kabul edilen bütçe imkanlarına göre sınırlandırılmış. Yani sene başındaki tahmine göre olduğu için son zamları içermeyecek. Ek mesaide %50 kesinti öngörülmüş. Emeklilik için gerekli sigorta primi gün sayısı artırılmış. 7 Nisan 1994 manşet “Dolar affetmiyor. Dolar 40,000 TL oldu”.

19 Şubat 2001 yine Milliyet gazetesi ekonomi sayfasında bir haber dönemin İTO başkanı ekonomik durgunluk gerekçesi ile kızına sadece 150,000 dolarlık düğün yapabildiğini üzülerek anlatmış. Başka bir haberde dünyaca tanınmış Beymen markasının artık Türkiye’ye geleceği yazıyor. 20 Şubat’ta manşet “Buna hakkınız yoktu” dönemin cumhurbaşkanı ve başbakanı kavga ettiğinin haberi veriliyor. Bu kavgayı öğrenen hazine ve merkez bankası yetkililerinin sigara üstüne sigara içtiği ve eczanelerden passiflora aldıkları da ekstra başlık olarak verilmiş.

O günkü ekonomi sayfalarında görüyoruz ki repo faizi %800’e çıkmış, Borsa %14.6 düşmüş, ülkeden 5 saatte 5.1 milyar doların hızla kaçtığını öğreniyoruz. 22 Şubat 2001 günü tarihi karar geliyor. Döviz kurlar serbest bırakılır. Repo faizleri %7500’e fırlar. Bankalar birbirlerine ödemeleri durdurmuş. 23 Şubat’ta dönemin devlet bakanı dolarda anormal bir yükselme beklemediklerini söylemiş. Aynı günün ekonomi sayfalarında ise dövizle borçlanan tüketici %40 zararda şeklinde haberler yanında yaşanan belirsizlik nedeniyle tüccarın/toptancının fiyat vermeyi durdurduğu da yazıyor.

Milliyet gazetesi 20 Şubat 2001 (c)Milliyet.com.tr

2006 yılında olanı çoğu kişi hatırlamaz ama yazalım. 2 Mayıs 2006 manşet:”Maliye 104 bin mükellefin vergi beyanlarını inceledi, 71 milyar gelire karşın 32.5 milyar gelir gösterildiğini tespit etti”. 13 Mayıs’ta TL bir günde %3.5 değer kaybediyor. Yabancıların satarak Türkiye’den çıktığı ve bahane olarak mali ve siyasi problemlerin neden olduğu konuşuluyor. TL o sene Mayıs ayında %19 değer kaybediyor. 2008 Eylül ve Ekimde %30’dan fazla bir daha değer kaybediyor.

Hepsini incelediğimde neredeyse aynı kurguyla karşılaşıyorum. KKTC’de de kriz öncesi bir bollaşma, yolsuzluk ve lüks tüketimde artış, borçların havada uçuştuğu bir dönem, ardından sebebi siyasi görünse de başka nedenlerle yaşanan TL’de ani değer kaybı ve enflasyon. Her seferinde geri dönen bir sistem. Sizce son kriz bitti mi?

“Enflasyon kanunsuz vergidir”

Milton Friedman