İki Komşu: Güney ve Kuzey

1960’larda Kıbrıs adası sakini iki halk arasında başlayan gerilim, 1974’te adayı politik sınırlarla iki parçaya ayırmaları ile görece giderilmiştir. Ne nasıl olduktan çok, şu anki mevcut durumun sürdürülebilir olup olmadığı adanın iki tarafında da tartışılmaya devam etmektedir. Kimisi mevcut düzenin devamından yana iken, kimisi ise bu durumun iki toplumun üyelerinin alyehine olduğunu ve biran önce adada barışın sağlanmasını talep etmektedir. Bilindiği gibi Kıbrıs adasında resmi bir barış yok ve iki taraf arasında ateşkes anlaşması bulunmakta. Günümüzde adada barış için önerilen modellerden merkezi devleti güçlü yoksa zayıf olan federasyon modeli mi? Yoksa tek devlet tek ülke olmalı mı? tartışmaları alevlenmişken ben de biraz literatüre baktım.

2011 yılında yayınlanan “İyi parmaklıklar: Barışçıl bir şekilde yaşama için Sınır Belirlemenin Önemi”adlı çalışma din, etnik köken ve diğer belirgin farklılıkları olan toplumların birarada nasıl yaşaması gerektiğini incelemiş. Teoriye göre, iyi karışmış ya da iyi ayrılmış gruplar şiddete karışmamaktadır. Birbirlerinin yanında bariz nüfus büyüklük farklıları olan gruplar, birbirleriyle çatışmaya ve şiddete neden olacak şekilde müdahale ediyorlarmış. Bununla birlikte, iyi yerleştirilmiş bir topografik veya politik sınır, her grubun kendi alanını oluşturmasını sağlar ve gerginlikler giderdiğini bulgulamışlar. Çalışma İsviçre ve eski Yugoslavya’daki etnik gruplar arasında ilişkileri inceleyip bu yoruma ulaşıyor. Örneğin dağlar ve göller gibi coğrafik özelliklerin dil bakımından farklı olan grupları ayırmada etkili iken, dini farklılıkları olan grupları politik kantonlar veya bölgelerin ayrımı sağladığını anlatıyor. İsviçre’nin birçok kültürden ve dinden insanı barırdırmasına rağmen bir barış ülkesi olmasını takip edilmesi gereken örnek bir ülke modeli olarak sunuyor bu çalışma.

Bu hafta ben de adanın iki komşu halkının ekonomilerinin rakamlarla kısa bir özetini yazıp iki ülke arasında dengenin sağlanıp sağlanamayacağını siz okurlara bırakacağım. Güney Kıbrıs 2017 sonu resmi rakamlar: nüfus 864 bin kişi, Kuzey nüfus 351 bin yani Güney Kuzeyin 2.4 katı. Gayri safi yurt içi hasıla Güney için 21.65 milyar dolar, Kuzey 3.98 milyar dolar, birbirlerine oranı 5.44 kat, çalışan sayısı Güney için 370 bin kişi, Kuzey için 121 bin kişi. Oran yaklaşık 3’e bir. Ada ülkesi olarak turizm gelirlerini de karşılaştırmak lazım. Güney turizm geliri 2.64 milyar dolar iken Kuzey’in 865 milyon dolar yani yine üçe bir oranı karşımıza çıkıyor.

Elektrik tüketimine de bakalım. Konut elektrik abone sayısı Güney’de 444,895 iken Kuzeyde 133,961. Kısaca Kuzeyde her konut elektrik abonesine karşın Güneyde 3.33 abone bulunuyor. Elektrik tüketim miktarları konut başına Güneyde 368 KwS/aylık iken Kuzeyde 313 KwS/aylık. Neredeyse aynı miktarda elektrik tüketiyoruz evlerimizde demek ki. Bankalardaki para miktarına bakalım. Güney’de 2017 sonunda toplam mevduat 49.4 milyar Euro iken bizde 4.67 milyar Euro olmuş. Oranları 10.6 kat. Bu sanırım şu ana kadar verdiğim rakam karşılaştırmaları arasındaki en büyük fark. Kamuya ait mevduat toplamı Güneyde 1.07 milyar Euro iken Kuzeyde 332 milyon Euro. Yine meşhur 3 kat farkı burada da görüyoruz.
Daha fazla rakamsal karşılaştırma yapmak mümkün ama burada sanırım herkesin dikkatini çekmiştir ki Güney Kıbrıs ile 3’e 1 gibi oranımız olan birçok konu var iken ekonomik üretkenlik ve mali güç olarak çok büyük farklılıklarımız var. Gevşek federasyonun ortaya çıkma nedeni bu olabilir mi? İyi haftalar.