Manipülasyon –Nasıl yapıyorlar?

Yaz geldi, sıcaklardan yanmaya başladık. Ve tabii, rahat nefes için evde klima çalıştırmak yeni elektrik tarifeleri ile boş senede imza atmak gibi artık. Serinlemek için en ucuz yol denize gitmek. Ama burada da kışın aldığımız fazla kilolar yüzünden “plajda utanma” riski var. Dolayısıyla spor yaparak fazla kilolarından kurtulmak isteyenler vardır aramızda. Yürüyüş yapmak en çok tercih edilen spor aktivitelerinden biri ülkemizde. Peki, sağlık için ne kadar yürümek gerekli? Akıllı telefon ve saatlere göre yürümemiz gereken adım sayısı 10,000.

Pedometre dijital -10000 adım manipülasyon mu?

Neden 10,000 adım acaba? Bu iddiayı ciddiyetle sorgulamak genelde pek akla gelmiyor. Ama 29 Mayıs 2019 tarihli Journal of the American Medical Association dergisinde yayımlanan bir makale bunu yapmış ve 10,000 rakamın tamamen bir pazarlama hilesi yüzünden ortaya çıktığını belgelerle anlatmış. Neymiş bu hile, gelin bakalım. 1965’te pedometre (adımsayar) üreten bir Japon şirketi bir modeline Japonca’da 10,000 adım-metre anlamına gelen ve yazılışı yürüyen bir insan figürünü andıran bir kelimeyi isim olarak seçmiş. Firma bunun pazarlama açısından iyi olacağını düşünmüş. Sağlık için 10,000 adım yürümek gerektiği efsanesi de işte böyle ortaya çıkmış. Aynen günde 8 saatlik uykunun sağlık için gerekli olduğu efsanesi gibi. Ya da sabah çok kalorili, gece az kalorili yiyerek kilo alınmayacağına inanmak gibi.

Nasıl olur da sağlık konusunda bu kadar zamandır hepimiz yanlış olanı yaptık veya bütün bunlara sorgulamadan inandık? Sadece sağlık değil, birçok konuda bize sunulan birçok şeyi sorgulamadan, olduğu gibi kabul ediyoruz. Hatta biraz daha ileri gideceğim: Başımıza gelen kötülüklerin (bozuk ekonomi, adalet, siyaset…) birçoğunun sorumlusu bu bizim yanılmalarımız, yanıltılmalarımızdır belki de. İçinde bulunduğumuz bu çağda medyanın, siyasetin, firmaların, çıkar peşindeki şahısların manipülasyonlarına düşmemek, kanmamak çok zor. Ama Avustralya’lı yazar Caitlin Johnstone bu konuda bize yardımcı olabilecek bir rehber hazırlamış: “Propaganda ve Manipülasyonla Dolu Bir Toplumda Seyir İçin Otuz İki İpucu“ Johnstone’un dediklerinden önemli bulduklarımı aktarmaya çalışacağım. Umarım bunlar işe yarar, gözümüz biraz açılır.

İnsanların hikâye anlatabilen canlılar olduğunu ve hikâyeleri kontrol edenlerin insanları kontrol ettiği gerçeğini anlayın. Kim ki iyi hikâye anlatabilir, o olaylar ve konulara dair düşüncelerimizi de kontrol edebilir. Kandırılabileceğini bilecek kadar mütevazı ve açık ol. Utanç verici olan aldatılmak değil, insanları aldatmaktır. İnsanların davranışlarını izleyin ve davranışlarıyla ilgili anlattıkları hikayeleri görmezden gelin. Bu hem yaşamınızdaki insanlar hem de politikacılar ve hükümetler için geçerli bir kuraldır.

Güven ve sempatinin, manipülatörler tarafından insanları neler olup bittiğiyle ilgili kendi anlatılarına inandırmayı sağlamak için kullanıldığını öğrenin. Her manipülatör, manipülasyon için bir önkoşul olarak güven ve / veya sempatiyi kullanır; çünkü onlara güven ya da sempati duymazsanız, zihinsel olarak onların hikayelerine takılmayacaksınızdır. Kendini açıkça ifade etmeyi reddeden herhangi birinden şüphelenin. Kelime salatası kötü niyetli narsistler tarafından çok kullanılan bir taktiktir, çünkü kurbanı şaşkına çevirir ve ne olup bittiğini anlayamaz hale getirir.

Kendi anlayışınıza başkalarınınkinden daha fazla güvenin. Mükemmel olmayabilir, ancak kendi anlayışınız salakça, partizanca, içinde mantık olmayan ve söylem manipülatörlerinin icadı şeklindeki düşüncelerden daha makuldür. Her şeyi anlayamıyor olabilirsiniz, ancak en güvenlisi bahsi kendi anlayışınıza göre oynamaktır.

Propagandanın toplumda en çok göz ardı edilen ve üzerinde en az konuşulan konu olduğunu anlayın. Herkes sürekli olarak ülkede neyin yanlış olduğu hakkında konuşuyor; ancak bu tartışmaların neredeyse hiçbiri, bu sorunların yaratılmasını ve sürdürülmesini desteklemek için halkın medya propagandası yoluyla manipüle edildiği gerçeğine odaklanmıyor.

Gözümüz manipülasyon , sahte söylemlere açık olsun. İyi haftalar…