TuKola ve ABD

Meşhur antivirus programı McAfee’nin yaratıcısı ve eski sahibi John McAfee hakkındaki bir çok suçlamadan kurtulmak için ABD’den kaçmış ve şu sıralar evi olmadan bir yatın içinde uluslararası sularda yaşıyor. Küba’da olduğu bir gün sosyal medyadan bir paylaşım yapar. “Tukola (türkçesi: senin kolan)” adlı bir kola bazlı içeceğin Coca-Cola ile aynı tatta olduğunu ve ikisinin farkını kimsenin söyleyemeyeceğini söyler.

Benim de dikkatimi çeker ve araştırınca TuKola içenlerin tadını gerçekten beğendiğini ABD’de kola mısır şurubu ile tatlandırılırken TuKola Küba’da bolca bulunan kamış şekeri ile yapılmış. TuKola aslında eski bir Coca-Cola fabrikasından çıkıyor ama 1950’lerdeki formülüne göre. Nasıl mı? ABD Küba’ya 19 Ekim 1960’da ithalat (gıda ve ilaç hariç) ambargosu koyar çünkü Batista rejimi Küba yönetimine el koyduktan sonra Küba’da bulunan ABD petrol rafinerilerine ABD’ye herhangi bir tazminat ödemeden el koymuştu ve bu cezasız kalamazdı. Bu ambargolar sonrası Küba ülkede bulunan Coca-Cola fabrikasını millileştirir ve kola üretime o zamanki Coca-Cola formülüne göre devam eder.

Küba her şeye rağmen…

Aradan geçen yarım asıra rağmen hala ABD ambargolarına karşı kendi geliştirdiği yöntem ve üretim yollarıyla direnen Küba gerçekten bir başarı hikayesi gibi. Ama burada genelde batı medyasını okursanız tam tezat bir inanışa sahip olabilirsiniz. Küba’da açlık ve fakirlik hat safhada. Herkes kaçmak için can atıyor… gibi. Elbette 50 sene boyunca dünyanın en güçlü devletinin ambargo ve baskıları altında olduğunuzda hepimizin hayal ettiği ABD tarzı lüks ve bol tüketimi böyle bir ülkede görmek mucize. Ama Küba direnerek gerçekten çok iyi iş çıkarmış gibi.

ABD silah gücü

Geçtiğimiz hafta yayınlanan bir rapora göre ABD askeri özel kuvvetleri dünyada 149 ülkede konuşlandırılmış. 800 civarında ABD askeri garnizonu ABD toprakları dışında. 11 Eylül 2001 İkiz kule saldırısı öncesi sayıları bir kaç bin kişiden oluşan ABD “yeşil bereliler elit kuvvetleri”’ şu sıralar 70,000 kişiye ulaşmış. Bu rakam İsveç, Güney Afrika, Kanada, Arjantin ve Şili’nin askeri gücünden fazla. Yani ABD elit kuvvetleri bir anda birçok ülkenin genel asker sayısından bile fazla olmuş.

ABD askeri kuvvetleri dünya üzerinde nerelerde? ( (c)Tomgram )

ABD deniz kuvvetleri bütün okyanus ve denizlerde istediği gibi cirit atarken, insansız hava araçları ile istediği ülkede istediği yeri uzaktan vurabiliyor. Afganistan’dan Libya’ya, Suriye’den Yemen’e, Irak’tan Nijer’e her yere istediği gibi müdahale edebilen ABD ordusu karşısına muhalif de çıkılmasını pek sevmiyor. Hemen ya komünist veya diğer bir sürü yaftalama ile batı medyası aracılığı ile kötülemeler başlıyor.

Nasıl müdahale ediyor?

ABD müdahalesi genelde “Şu ülkede Demokrasi sorunu var” diyerek önce belli başlı batının en tanınmış yayın organlarında haberlerde çıkıyor. Ardından ABD devleti uyarılar yayınlıyor, sonra bir gece veya sabah ABD askeri kuvvetleri o ülkeyi bombalıyor. Şimdi demokrasi gelmiş oluyor mu o ülkelere? diye ardından sorgulama ise genelde yok. Böylece dünyanın diğer ülkelerinde ve ABD’deki sıradan insanlar sadece büyük medya kuruluşlarını dinlediklerinde “demokrasiyi tatması gereken ülkenin bombalanma ve/veya liderinin devrilmesi sonunda demokrasiye ulaştığı” algısı yaratılıyor. Sonrasında sorgulama yok ne yazık ki.

ABD savunma bütçesi 2019 yılı için 693 milyar 53 milyon dolar. Bu sadece bir senelik bütçesi. ABD savunma bakanlığı bu bütçenin en az 652 milyar dolarının bu sene harcanacağını düşünüyor. Personel gideri 143 milyar dolar. Operasyon yani başka ülkelere müdahaleyi de içeren bütçesi ise 278 milyar dolar. Türkiye devletinin 2019 harcama bütçesi 178 milyar dolar*. Yani bütün Türkiye devletinin bütçesinin 2 katı kadarını neredeyse ABD savunma bakanlığı operasyonları için harcıyor. Maddi olanakları bu kadar geniş ve güçlü olan bir asker gücüne karşı bir savaşta ayakta durmak gerçekten zor. Ama hiç askeri çarpışmaya bulaşmadan da ona karşı durabilmek mümkün gibi. Ekonominizi gereksiz şeylerle dışa bağımlı etmek yerine yerli ihtiyaçların üretimi ve gereksiz ithalatı keserek dik durabilirsiniz.

*Gazete köşe yazısında 158 milyar USD olarak verilmiştir. Ama güncellenmiş hali ile bu yazıdaki gibidir.