Kast sisteminde mi yaşıyoruz?

Hindistan’da bugün bile varlığını sürdüren kast sistemini duymuş olanlarınız belki vardır. Yaklaşık 3000 yıl önce – teoriye göre kökleri Avrasya’ya uzanan – Hint-Aryan kavminden insanların Hindistan alt-kıtasına ulaşıp oraları işgal etmesi ile başlamış her şey. Bu kavmin mensupları, kendilerini güvenceye almak için kontrol altına aldıkları ama sayıca kendilerinden daha fazla olan yerli halkı tabakalara/kastlara ayırmışlar. Buna göre, her kast kendisine biçilen mesleği ve görevi yerine getirecek ve asla diğer kastlarla karışmaması gerektiğini de unutmayacaktı. Bırakın alt-üst kastlar arasında evliliği, yemek kabını bile paylaşmak yasaktı. Bir üst kast mensubu herhangi bir alt kast mensubu ile temas eder veya herhangi bir şey paylaşırsa “saflığını” kaybetmiş olacaktı.

En üst ve en alt tabaka…

Yönetici kavmin mensupları kendilerini “rahipler ve savaşçılar” sınıfı olarak tanımlayıp kast sistemi içinde en üstte yer alacak; alttakiler ise üst sınıfın ihtiyaçlarına göre gruplandırılarak tabaka tabaka dizilmiş kastlara ayrılacaktı. Bir de herhangi bir kast unvanına layık görülmeyenler vardı: herkesten uzakta yaşamak ve kimsenin kabul etmeyeceği/iğrenç işlerde, çöplüklerde çalışmak zorunda olan “dokunulmazlar” (“untouchables”).

Hindistan’ın kast sistemi mağdurları: Dokunulmazlar

Bu sistemi oluşturan kurallar ve yasaklar, başlangıçta işgalci kavimin idari düzenlemeleri olarak ortaya çıkmış olsa da yönetici sınıfın kast sisteminin evrensel kozmik bir gerçek olduğu şeklindeki iddiaları zamanla bütün halk tarafından benimsenir. Sistem böylece dinsel bir mit ve uygulama halini alır. En üstteki kastın mensupları kendilerini garantiye alırken diğer kastlardakilerin birlikte hareket ederek sorun yaratması da bu sayede engellenmiş olur.

ABD’de kölelik

Bu sistem ABD’deki – yakın zamanlara kadar devam etmiş olan – beyaz ve siyah ırk ayrımında yaşananlara benzemiyor mu? 18. Ve 19. yüzyıllarda ABD’de de din adamları siyah ırktan olan insanların Nuh peygamberin lanetlenen oğlu Ham’ın soyundan geldiklerini ve dolayısıyla köle olarak yaşamaları gerektiğini iddia ediyorlardı. Siyah ırktan olanların beyazlara göre aptal ve ahlaktan yoksun olduklarını düşünen biyologlar, siyahların hastalık yayan ve kötü yaşayan insanlar olduğundan uzak durulması gerektiğini öğütleyen doktorlar bu ülkede ciddiye alınıyordu. Günümüz ABD’sinde yasalarda ırk ayrımı yok, herkes – sözde de olsa – eşit. Lakin köleliğin yasal olduğu yıllardan kalan önyargılardan hala kurtulabilmiş değil ABD toplumu – hatta genel olarak batı toplumları. Siyahların daha az akıllı olduklarını, bu yüzden fakir olmalarının normal olduğunu, fakir oldukları için hastalık yayan yerlerde yaşadıklarını ve beyaz birinin bu tip insanlardan kendi güvenliği için uzak durması gerektiği buralarda hala ayan beyan konuşulup yazılıp çizilebiliyor.

Aslında Afrikalıların Amerika kıtasına köle olarak getirilmesi biraz raslantı. Çünkü Asya’da, Ortadoğu’da da köle pazarları vardı; ama Amerika kıtasına köle taşımak isteyen Avrupalı tüccarlar, hem Batı Afrika kıyılarından taşımanın daha ucuz olacağını hem de pamuk tarlalarında çalışacak olanların tropik sıcaklara alışık olmasının avantajlı olacağını düşündüklerinden siyahi Afrikalıları Amerika kıtasına taşımışlar. Bu insanların geri kalmışlığı veya hastalık taşımaları Tanrı ya da genleri ile ilgili değildi elbette. Tam tersine onların bu durumda olmaları beyaz efendileri yüzündendi. Aynı Hindistan’daki kast sisteminin yaratıcıları gibi.

Kim ne derse desin, sınıflar arası ayrım günümüzde de dünyanın her yerinde var. Zengin ve yoksul aynı yerlerde yaşamıyor, aynı okullara gitmiyorlar, aynı arkadaşlara sahip değiller, aynı haklara da sahip değiller. Doğuştan paranın içinde doğan otomatikman kendi sınıfından kabul ediliyor; aynı doğuştan beyaz olan gibi. Hindistan’daki kast sisteminin koruyucuları savaşçılar, yasa koyucular ve din adamları iken günümüzde sistem bekçileri silah taşıyan asker/polis, onlara yön veren hukukçular ve uygun yasaları hazırlayan siyasetçilerden oluşuyor gibi. Ekonomik sorunlarınızı kast sisteminin en üstünde olanların çözmesini beklemeyiniz. Onlar “saf”, siz ise “kirli”siniz. Herkese iyi haftalar.

*Yazı Yuval Harari’nin “Sapiens” kitabından esinlenilmiştir.