Yine yeniden varlık alım programı: AMB

Avrupa’da yine ilginç gelişmeler oluyor. 12 Eylül’de Avrupa Merkez Bankası ( AMB ) “Quantitative Easing” denen varlık satın alma işine tekrardan başlayacağını haber vererek herkese sürpriz yaptı. Daha önceki yazılarımdan da hatırlayanlar olacaktır bu senet satın alma işinin ne kadar kötü bir sistem olduğu, ekonomiyi düzeltmek yerine daha da dengeleri bozduğu ve özellikle gelir dağılımını darmadağın ettiğini yazmışlığım olduğudur. Avrupa Merkez Bankası (AMB) sözkonusu planına göre öncelikle mevduat faiz oranı %0.01 daha düşürülerek eksi(-) %0.5’e indirilmesi ve Kasım 2019’dan itibaren de her ay 20 milyar Euro’luk varlık satın alımını içeriyor.

Amaç ne?

Birinci varlık alım programı (QE-1) halbuki daha yeni Aralık 2018’de bitirilmişti. Varlık alımı denilen aslında devletlerin, bankaların ve özel şirketlerin borç senetlerinin alınıp yerine nakit verilmesi. Buradaki hayal bu almalar sayesinde borç bulamamaktan yakınan ve yatırım yapamayan devlet ve özel şirketlerin kolay ve ucuz nakite kavuşturulması. Faizlerin de negatif yapılması (kısaca bankada para tuttuğunuzda size faiz vermek yerine sizden faiz alınması demek) bu elde edilen ucuz paranın faizden para kazanmak amaçlı banka hesaplarında tutulmayıp yatırıma döndürülmesi.

İlk Quantitative Easing 2015’te

2015’te Avrupa’daki ekonomik kriz bahane edilerek yapılan ilk Quantative Easing paketi (QE-1) aylık 60 milyar Euro’luk varlık satın alım programı enflasyonun görünümü iyileşene kadar açık uçlu bir taahhüttü. Burada enflasyonun iyileşmesi beklentisi aşırı düşük olan enflasyon seviyesinin yukarılara çıkmasıydı. Yani bizdekinin tam tersi bir durum ortadaydı. AMB 2021 yılı için enflasyon beklentisi %1.5 ve bu Quantitative Easing’in bitirilmesi için beklenen enflasyon oranı %2’nin altında bir rakam. İngiliz Barclays bankası ekonomistleri, işletmelerin nihai çıktı fiyatlarını artırma yönünde acil bir baskı hissetmelerini beklemiyor ve bu nedenle çekirdek tüketici fiyatlarının ECB’nin orta vadeli fiyat istikrar hedefiyle tutarlı seviyelere ulaşma ihtimalinin düşük olduğunu öngörüyor.

AMB QE programı I ve sonuçları

Kısaca 2022’e kadar böyle bir enflasyon olmasını AMB dahil kimse beklemiyor ve o zaman da olup olmayacağı belli değil iken “ben size nakit para vereyim bol bol, alın gidin harcayın. Belki enflasyonu artırırsınız” diyor. Bu programın 2022’e kadar sürmesi demek her ay 20 milyar Euro’dan yaklaşık 480 milyar Euro’ya mal olacağını gösteriyor. Aslında ortada AMB için maliyet yok çünkü para basmanın maliyeti AMB için kağıt parası sadece. Bu yeni program Avrupa ülkeleri tarafından hoş karşılanmadı. Hollanda maliye bakanı, faiz oranının bu kadar düşük olmasının ülkenin emekli aylığı endüstrisine verdiği zarar yüzünden bu kararına karşı çıktı. Almanya’nın en çok satan tabloid gazetesi Bild, Draghi’yi Drakula olarak tasarladı ve halkın tasarruflarının kanını emdiğini ima etti.

AMB başkanı Draghi Bild gazetesine göre bir Vampir

Hollandalı devlet yönetici Knot farklı bir bakış açısı daha sundu: Düşük riskli varlıkların kıtlığının artması ve konut piyasasındaki aşırı risk alınması. Yani AMB’nin verdiği paralarla yatırım yapılacak az riskli iş kalmadığını ve bu yüzden emlak sektörü gibi alanlarda daha da balon fiyatların oluşmasını tetikleyeceğidir. Bu son iddia size tanıdık geldi mi? Acaba Türkiye ve bizim ülkemiz 2008’den beri AMB ve FED’in önceki varlık satın alım programlarının sonucu olarak mı emlak balonu yaşadılar? Görünen o ki bir balon daha geliyor. Herkese iyi haftalar…