İnsan kimdir?

Sudan’da yaşayan Dinka kabilesinin yine Dinka olarak anılan yerel dilinde “dinka” kelimesi “insanlar” demekmiş. Kendi kabilelerinden olmayan kimse Dinkalara göre “ insan ” değilmiş. Aynı bölgede Dinkaların baş düşmanı olan Nuer kabilesi de yaşıyor. Nuer dilinde ise “nuer” kelimesi “orijinal insanlar” anlamına geliyormuş. Sudan’dan binlerce kilometre ötede Alaska-Kuzey Doğu Sibirya civarında yaşayan Yupik halkı var. Onların dilinde de “yupik” kelimesinin anlamı “gerçek insanlar”. Kabileler arasında, kim daha gerçek insan diye bir rekabet var anlaşılan.

Meşhur finans gazetesi Financial Times cumartesi günkü “Emlak” ekinde bir okuyucu mektubu paylaştı. Mektupta “Tatlı bir çifte kiraladığım bir dairem var, ama onları çıkarmak istiyorum. Bu çifti çıkarabilirsem tatil döneminde – tercihen Noel öncesi – dairemi Airbnb üzerinden kiralayabileceğim. Bunu nasıl yapabilirim?” diye uzman görüşüne başvurmuş okuyucu.

Kısacası, daha fazla para elde etmek için tam Noel öncesi iyi bir çifti sokağa nasıl atabilirim? diye sormuş. Diğer ilginç bir olaya geçelim. İngiltere’nin “Ev Sahipleri Birliği”nin sosyal medyadaki sayfasına gelen bir üye paylaşımı ise şöyle: “İçinizden herhangi biri kiraladığı ev için aldığı depozitoyu geri vermek zorunda kaldı mı? Geçenlerde uzun dönemdir kiracım olan biri evimi inanılmaz iyi bir durumda boşalttı ve ben kusurlu bir şey bulup depozitoyu vermemek için kafayı yedim ama tek bir kusur bile bulamadım. Sanırım yeni bir bina olması yüzünden sorun bulamadım. Halbuki diğer kiralık evlerim eski olduğundan kendi başlarına zaten dökülüyorlar ve dolayısıyla mutlaka kusur buluyorum. Bu olay beni düşündürdü. Depozitoyu geri ödemek zorunda isem, acaba yeni binalara yatırım yapıp onları kiralamaya değer mi?”.

Geçelim yine İngiltere’de geçen hafta tartışma yaratan başka bir olaya. İngiliz BBC kanalının “Soru Zamanı” adlı programında siyasi partilerin seçim öncesi vaatleri bağlamında önerdikleri vergi politikaları tartışılıyordu. İzleyicilerden biri, İşçi Partisi’nin önerdiği vergi reformu hakkında söz alıp inanılmaz şiddetli bir tepki ile buna neden karşı çıktığını anlattı. Kendisinin yıllık 80,000 sterlin civarında bir kazancı olduğunu ve önerilen bu vergi sistemi ile bütün kazancının elinden alınacağını iddia etti. Fakat, muhafazakâr kesimden alkış alan bu kişinin müdahalesi sonraki günlerde sosyal medyada tartışılırken ortaya ilginç bilgiler çıktı: mesela, İngiliz halkının %95’inin yıllık gelirinin 80 bin sterlinden az olduğu ve önerilen söz konusu vergi düzenlemesinin yasallaşması halinde ortalığı kasıp kavuran bu öfkeli zatın aslında ayda sadece 10 sterlin civarında daha fazla vergi ödeyeceği gibi. Zengin olan bu kişinin yılda topu topu 120 sterlin daha fazla vergi verecek diye gösterdiği aşırı tepki ve haklı olduğunu savunması bazı İngilizleri insanlığın ne hale geldiğini sorgulamaya itmiş gibi.

Emin olun, bütün bu olaylardan daha kötüsü ya da ilginci de yaşanmıştır ve yaşanacaktır. Özetlemem gerekirse, Sudanlı kabilenin kendi kabile mensuplarını insanlar olarak tanımlayıp, bunun dışındakileri ise insan saymaması, günümüzde kendi toplumumuz dahil bütün modern toplumlar içinde kendinden başka kimseyi insan yerine koymayan, empati yapamayan garip ama yaygın bir “insan” tipinin ortaya çıktığını düşündürdü bana.

Açıkçası, bu “insanlar” içinde bulundukları toplum için tehdit sayılmalıdırlar. Çünkü birleştirici değil parçalayıcı ve yıkıcı özellikleri yanında, zenginlikleri sayesinde toplum üzerinde yasal ve/veya siyasal etki yapacak potansiyele de sahiptirler. Herkese “gerçek insanlar” arasında güzel bir gelecek dilerim. İyi haftalar…